Arşiv Ekim, 2007

İlk bakışta bu fotografta, büyük bir şirketin toplantı salonu imajı yer alıyor ama, fotograf; 29 Ekim’de Atatürk Hava Limanı ziyaretçisi, Airbus A380’e ait. 7 katlı bir apartman büyüklüğünde olan özel yolcu uçağı Airbus A380, aynı zamanda Dünya’nın en büyük yolcu uçağı ve devasal birşey. Uçak iki kattan oluşuyor ve üst kata merdivenle çıkılıyor. Ayrıca  kanatlarının 72 otomobil uzunluğunda olduğu söyleniyor. Bu minik (!) uçakla seyahat etmenin bedeli 30 bin Dolar. Sınırsız      şampanya ziyafeti olduğunu eklemek gerek elbette. Uçakta herşey birşey hariç, herşey serbest. O bir şeyinde sex olduğunu açıklayan yetkililer, müşteriler tarafından pek hoş karşılanmamış olacak ki ; ““Hem 30 bin dolar vereceğim. Hem bana sınırsız şampanya servisi yapacaklar, hem 12 saat uçmaktan sıkılmamak için yapacak bir şey arayacağız. Bunlar seks yapmak için en uygun bahaneler. Bu karar çok saçma.” tepkisi ile karşılaşmışlar. Kısacası müşteri “sex yapmayayım da ne yapayım” der. Adamlar haklı değil mi ? :)

Bu dev kuş İstanbul’dan geçti, geçerkende Türk Bayrağı ile selam verdi.


Horlamadan şikayeti olmayan var mı? Öyle bir var ki, özellikle eşleri horlayan bayanları çok yakından ilgilendiriyor. Rostock Üniversitesi bilimi profesörlerinden Daryoush Bazargani, geliştirdiği yastığın horlamaya son vereceği konusunda iddalı. Kendi sesinden rahatsız olan bilim adamı, pek çok yol denediği halde bir çözüm bulamamış ve sonunda kendi geliştirdiği bilgisayarlı yastık sayesinde horlamaktan kurtulmuş. Üzgünüm ama, henüz piyasada bu yastık yok. Çok yakın bir zamanda üretime geçip, satışa sunulacağı kesin ama. Yastık kısaca; horultu kesilene kadar başın konumunu değiştiren bilgisayarlı bir yastık. Yastık, kitap büyüklüğünde, yani başucunuza rahatlıkla yerleştirebileceğiniz bir bilgisayara bağlı; horultu sesini analiz edip yastık içindeki hava odacıklarını küçültüp büyütebiliyor. Kullanıcının başı bu değişimlere göre yer değiştirirken de burun içinde hava akışı yeniden sağlanabiliyor.

Yani son derece akıllı olan bu yastık piyasaya çıktığında pek çok rahatlamış olacak ki, bunlardan biri de ablam. Kesin enişteme bu yastıktan bir tane alır :) Horultusuz geceler !

Bizim yerli Facebook‘umuz varmışda haberimiz yokmuş! Üstelik Şubat ayından beri yayındaymış.  “Artık herkes burada buluşuyor.” diyecek kadar iddalılar hemde. Mondus’dan bahsediyorum tabiki. ’da işi sıkı tutuyorlar ve ’da olduğu gibi; bir kişinin bir kaç profil oluşturabilmesini engellemek amacı ile yakında, telefonla doğrulama ve ilerisinde TC kimlik numarası belirtme zorunluluğu ile gerçek kişiler tarafından bu sosyal ağın kullanılması hedefleniyor.

Bu durumda elbette bizlerde ’a destekçi oluruz. Ne de olsa yerli malı :) ’un bu güne kadar 17 bin 500  üyesi olmuş. Hangi arada gizli gizli bu kadar üye edinmişler hiç bir fikrim yok, zira benim yeni haberim oldu. ’un popileritesini yitireceğini ve özellikle Türk kullanıcıların ’a yöneleceğini düşünüyorum ama, bunu zaman gösterir. , gibi Networkler üzerine kurulmuş ve zaten yakından inceleyince, ’dan çok fazla bir farkı olmadığı görülüyor. Yani hiç olmazsa Türkçe! :)  Siz bir yakından bakın artık …

Hulu, şimdilik test aşamasında, pek yakında ise Youtube‘ye rakip olma yolunda. Kişisel videoların yer almayacağı, paylaşım sitesi olarak hazırlanan Hulu’nun hedef kitlesi televizyon izleyicileri olacak gibi görünüyor. İçeriğinde özellikle televizyon dizileri tutkunlarının beğendikleri dizileri ücretsiz izleme olanağı sağlayacak.  Ayrıca sitenin arkasında  NBC ve FOX yer alıyor.

Kişisel videoların yayınlanamıyacak olması bir dez avantaj gibi görünüyor ama, yinede ’ye ciddi rakip olacağı kesin. İşin ucunda film ve dizi varken ve üstelik; AOL, MSN, , ve Comcast’ten de izlenebilecekken sanırım ve rakip olamaması imkansız.

11 Ekim 2007

Ülkemiz de okadar çok sık değişiyor ki, hangisine yetişeceğimizi şaşırdık.

Bir yanda terör, bir yanda anayasa, bir yanda referandum, türban, kürt sorunu derken; dün akşam oylanan soykırımın kabulu ile başka noktalara taşındık. Aslında zaten bu beklenen birşeydi. tıpkı Fransa da olduğu gibi ABD ‘de soykırımın tescillenmesinin şimdiden nelere sebep olacağını kestirmek zor. Sokaklarda ” hepimiz Ermeniyiz” sloganları atanlar  yine aynı tavrı gösterecekler mi bilemiyorum ama, bildiğim tek şey ne yaparsanız yapın, Ermenilerin beyninden soykırımı silemezsiniz.  Bütün Dünya bunu kabul etmiş olsa ne değişecek onu da merak ediyorum açıkçası. 90 sene evvel yaşanan olaylarda, suçlu suçsuz aramak bu gün kime ne yarar sağlayacak acaba? Şimdi gözler kararın genel kurula yollanıp yollanmamasında. Ordan da evet kararı çıkarsa, Ermenilerin toprak hak etme iddaları ortaya atılacak, hadi hayırlısı.

Farkında mısınız, yavaş yavaş çevremizde bir çember oluşuyor ve biz o çemberin içinde sıkışmaya devam ediyoruz. Nihayet alınan tezkere ile yeni bir sıcak savaş eşiğindeyiz. Önceki yıllarda da Kuzey Irak’a yapılan operasyonlar olmuştu ama malesef terör hiç bitmedi ve bitmeyecek. Siyasi oyunlar devam ettiği sürece bir çözüm bulanabileceğini sanmıyorum.  Bu gün Kuzey Irak yönetimi “biz izin vermeyiz” diyor, asker son hız operasyon hazırlığı yapıyor ve nihayet bu operasyon gerçekleşecek. Peki pkknın kökü kurutulabilecek mi? Bu gün için evet çözüm oldu diyelim, ya yarın? Askere evladını gönderen annelerin endişeleri bitecek mi?

Referandum refarandum derken işte 21 Ekim geldi çattı. Çarçabuk Anayasa değiştirildi, referandum 12. Cumhurbaşkanı’nı belirlecek kararı alındı. Peki bu dayatma ne işe yaradı şimdi, Allah bilir. Açıkçası gidip oy kullanmayı bile düşünmüyorum. Nasıl olsa başka bir anayasa çıkar, hükümet yine bildiğini okur. Hükümetten ziyade ABD bizim için ne uygun görürse o olur. Ama biz hala, “Bush baskı yaptı, ama ne yapalım 27 kişiye söz geçiremedi, ABD dostumuz” diye avunmaya devam edelim.