Arşiv Ocak, 2008

22 Ocak 2008

Bazen bir konu hakkında, hepimizin başına gelir, tartışmaya gireriz sen haklısın yada haklıım. herkes kendini fikrini savunur haklı olduğunu düşünerek ama, bir türlü uzlaşma sağlanamaz, işte burada sen mi, mi tartışmasına bir son verebilirsiniz, hemde haklı olduğunuzu savunduğunuz fikri milyonlara sunarak.

Belki benim de haklı mı, haksız mı demem geren bir konum olabilir!

22 Ocak 2008

Türkiye’de olsa bu haberin başlığı böyle olurdu. Meksika’dan gelince adı; “Meksika’da tacizin önüne geçebilmek amacıyla kadınlar otobüsü uygulanıyor” oldu.

Uygulama kapsamında metroda da trenlerin ilk üç vagonu, sadece kalabalık saatlerde kadınlara ayrılacak. 2007 ılında kadınları hedef alan taciz, saldırı ve tecavüz çlarının üzde 14′ü, metro ve belediye otobüslerinde işlenmiş. Yaşanılan tacizleri engelleyebilmek için, böyle bir uygulama şart olmuş.

Uygulama güzel mi, değil mi bilemem ama bizim ülkemizde, helede şu sıralar gündemden hiç düşmeyen türban sorunları yaşanırken, bu tür bir uygulama kararı alınmasını hiç düşünemiyorum. Bırakın bizim ülkemizi, bütün Dünya’da “Türkiye şeriat yoluna bir adım daha attı, otobüslerde ve erkeği ayırdı.” sözleri manşetleri süsler. Başbakan yine son dakika uçağa binerken ya da yurt dışındayken; ” bu da siyasi bir simgedir, kim karışır?” der, işin içinden çıkar.

Biz takılalım Mor İğne’nin peşine, bizi ancak Taksim paklar (!)

Telefon Türkiye’nin ama, Türkiye’de üretilmiyor. Duality İletişim tarafından Çin’de üretilen DS 7700, Türk ekipler tarafından dizayn edilmiş.

DS 7700, çift sim kart teknolojisiyle çalışıyor ve diğer çift sim kart girişli telefonlarda olduğu gibi başka bir sime geçiş için telefonu kapatmak zorunluluğu içermiyor. Çift sim kartlı DS 7700’ü kullanıma açmak için tek yapılması gereken pin numaralarının ard arda girilmesi.

Dahili MP3 ve MP4 çalar özellikleri taşıyan DS 7700, kendi kategorisindeki en ince telefonu olma özelliğine sahip. 2.0 MP çözünürlüğe sahip dahili bir kamerası Webcam olarak da kullanılıyor. Diğer özellikleri ise şöyle:
Bluetooth, GPRS, PC Senkronizasyonu, WAP, MMS, MP3 Zil Tipi Polifonik & Mp3 Ekran Çözünürlüğü 2 İnç, Ekran Renk Çözünürlüğü 256 bin, Renkli Ekran, Ekran Tipi TFT, İşletim Sistemi Standart, Java destelki, bekleme Süresi 310 Saat, Konuşma Süresi 4,5 Saat, Pil Türü Li-Ion, arttırılabilir hafıza, kamera Çözünürlüğü 2 Mp, sesli kayıt, Oynatma. Daha ne olsun !
Şimdilik fiyatı, 560 Tyl.

cinsiyetini belirleyen kromozomunun giderek küçüldüğü ve 50 milyon ıl sonra kromozonu diye birşey kalmayacağını, zaten daha önce çeşitli basın organları tarafından duymuştuk. Bu durumda neslinin tükenmekte olduğunu, belki de ileride numunelik olarak kalacaklarını herkes biliyor.

Çevre kirliliği ve stresin erkekleri olumsuz etkilediği ve bu nedenle kısırlığa neden olan faktörlerin oluşuğunu biliyoruz. Bildiğimiz etkenlerin dışında, daha etkili bir nedende erkeklerin daha hızlı evrim geçirmeleri. Tübitak’ın bilim ve Teknik Dergisi’inde yer alan makaleyi okuduğumda, erkeklerin daha hızlı evrim geçirdiklerini ve bunun nedenlerini daha iyi anlamış oldum. Açıkçası başlığı gördüğünüzde sizde benim gibi biraz şaşıracaksınız. Bu sefer herhangi bir muzurluk peşinde falan değilim. Tamamen bilimsel kaynaklara dayanan verileri yansıttığıma emin olabilirsiniz.

Makalede yer alan başlığın sahipleri, ( “Erkekler neden mi daha hızlı evrim geçiriyorlar? Çünkü daha basitler”) ABD Florida Üniversitesi Genetik Enstitüsü araştırmacılarına ait. Araştırmada; erkekler ve kadınların temelde aynı geni taşıdıkları halde, evrimsel açıdan erkeklerin neden daha hızlı olduğu sorusuna cevap bulmaya çalışan araştırmacılar, cevap olarak; erkeklerin daha basit olmalarını gösteriyor.

Araştırma meyvesinekleri üzerinde gerçekleştirmiş. Bunun sebebine gelince; meyvesineklerininde tıpkı insanda olduğu gibi dişilerin, hücrelerinde iki , erkeklerinse bir , bir de kromozomu içermeleri. Sanırım erkekleri bu konuda şansız kılan faktörde bu oluyor. Arafltırmacılardan Lauren McIntyre,“Dişilerde kromozomlarından biri (anneden gelen) üzerinde taşınan baskın bir gen, aynı genin diğer kromozomu (babadan gelen) üzerinde bulunan çekinik tipinin varlığını gizleyebilir.Erkeklerdeyse yalnızca anneden gelen tek bir kromozomu bulunması, mekanizmayı ister istemez basit hale getiriyor.” diyerek konuyu kısaca özetlemiş oluyor.

Nesli tükenen varlıklar olarak; erkeklerin kendilerine daha iyi bakmaları, stres, yoğun iş temposu ve çevresel etkenlerden uzak durmalarını öneriyorum.

Kısacası erkekleri basitleştiren nedenleri incelemiş olduk. Tek ’inize iyi bakmanız dileğiyle…

Aslında rüzgarda savrulan bir yaprak gibiydi. Her an son baharda kaldırımları süslemeye hazır, her an bilinmez bir karanlığa düşecek kadar güçsüzdü. Oysa hayatı boyunca; güçlü, ürekli ve cesur olacağına dair söz vermişti kendine.

Başka insanlara göre hiç değeri olmayan, önemsiz, ufacık şeylerden bile mutlu olabilen ve mutluğunu herkesle paylaşabilen biriydi. Oysa paylaşamadığı tek şey hüznüydü! Ne olursa olsun onu; gülen gözlerle görmeliydi herkes. Hüzün sadece içinde yaşaması gereken bir duyguydu. Hep onu gülümsemesi ile hatırlamalıydı insanlar. Sorunları kendi içinde çözmeli, göz yaşını kendi içine akıtmalıydı. Ona bu öğretilmişti!

Daima güçlü, daima dimdikti duruşu. Ailesi ve çevresi ona bu kıyafeti uygun bulmuş, bedenine dar gelebileceğini düşünmemişti.

Kendinden bile çok güveniyordu insanlara. Oysa korkuyordu; içindeki çocuğun incinmesinden, pes etmesinden çok korkuyordu. İçindeki çocuk incinmişti şimdi. Ya insanlara güvenmeye devam etmeliydi ya da içindeki hüznü dışa yansıtıp, aslında güçsüz olduğunu, aslında cesareti olmadığını ve aslında çok korktuğunu haykırmalıydı herkese!

Kaldırımda sallanan gölgesine bakarken; mutlu olmanın en büük cesaret olduğunu düşündü. Musuzluk korkakların işiydi, o korkmamalı, içindeki çocuğa yeniden sarılmalıydı. Cesaretini toplayıp, sallanan gölgesini kaldırmalıydı, kaldırımdan. Şimdi bilinmeyene adım atma zamanıydı. Korkak insanlar, bilinmeyene adım atamazlardı ki! Belki yeni hatalar, yeni yalnışlıklar yapacaktı bilinmeyende. Yinede hazırdı ve bilinenin ötesine geçip, bilinmeyene doğru adımlarla ürüdü…