
Oscar adayı filme, başrol oyuncu aranıyor!
Yaşarken bir yandan da kendi hayatımızı yazarız, yaşam biçimbimizle… Yaşarken pek ilgi çekici gelmez yaşadıklarımız, ancak yazıya döküldüğünde ya da bir başkasına anlatıldında bir anlam kazanır, daha bir ilginç gelir hayat öykümüz. “Oscar’a aday filmler” basit kalır bizim senaryomuz karşısında.
Hiç kendi hayat hikayenizi yazıp, sonra da bir filme çekmeyi düşündüğünüz oldu mu? Peki yazdınız ve gerçekten film aşamasına geldi diyelim; sizin hayatınızı beyaz perdeye taşıyacak kişi kim olsun isterdiniz? Nedense kendi hayat hikayesini yazan hiç kimse, sıra bunu perdeye aktarmaya geldiğinde başrol oyuncu kendisi olmamıştır. Sanki sadece senaryoyu yazan kişiden ibarettir ve filmin sahnesinde artık ona ihtiyaç yoktur. Oysa; filme konu olan geçmiş; anılar, aşklar, sevgililer, isyanlar, ihanetler, acılar ve sevinçler ona aittir. Öyleyse neden bir başkası başrol oyuncu olarak filmde yer alır? Yoksa; yaşadığınız hayatı oynacak kişi sizi daha mı iyi anlatabilir?
Yönetmen öykünüzü eline alır, önce üzerinde bir kaç değişiklik yapar; bir zamanlar uğruna çok acılar çekip, bir türlü elde edemediğiniz aşkınız, senaryoda ayağınıza kapanan bir sevgili haline dönüştürlür… Sonrası, iğrenç bir ızdırap! Hayatınız boyunca gerçek olmasını dilediğiniz o an yaşanır, ama yaşayan kişi siz değil, sizin yerinize uygun görülen kişidir. Birden hayatınızın elinizden alındığı hissine kapılırsınız ve hayatınızı elinizden alan kişinin hayatına yerleşmeyi kafaya koyarsınız. O sizinkini çaldı, sıra siz de!
Elbette burada anlatmak istediğim; sırf başkaları izlesin diye, alkış tutsun, pof poflasın, kendisini sürekli izlesin diye yaşanan bir hayat hikasedir. Bu hayat hikayesinde, başrol daima başkalarıdır ve hayat onlar için yaşanır. Belki en önde izlemeye devam edilir, ama başrol birkere başkasına kaptırılmıştır.
Kendi hayatını izlemek için yaşayanlar, hayatlarının başrol oyuncusu olabilirler. Oscar adayı filme, başrol oyuncu arama ihtiyacı duymazlar!
Sizler için bunlarıda karaladım
Kategori: JerenCe, Sadece insan

hayatımın hangi döneminde yaşamımın film olmasını isteyebilirim ondan emin değilim işte. şimdi bile geçmişe dönünce güzel bir psikolojik unsurlar içeren sanatsal bir film çıkabilir, fakat ileride yaşayacaklarımın çok daha güzel bir filme konu olmayacağı ne malum? böyle bir hakkımını ne zaman kullanabilirim acaba? bü yüzden insanlar tüm yaşadıklarımı not alsınlar, ben öldükten sonra şöyle yağsız kısımlarından güzelce bir film yapsınlar. ben filmi izleyemem o da var ama, bizzat filmi yaşayan olduğum için mezarımda pek de rahatsız etmez herhalde. bilemiyorum yani.
İsterdim ama sadecekendim olmak
Uyarılarımla başlayım izninizle ; “….yazarız, yaşam biçimbimizle…” ve “…yaşanan bir hayat hikasedir.” ve “Bu hayat hikayesinde, başrol daima başkalarıdır ve hayat onlar için yaşanır.”
Bir ara düzeltirsin
Bahsettiğiniz konu yalnızca sinema perdesinde olan bir şey değil sayın site sahibi. Dil ve edebiyat eğitimimde gördüğüm birisi de R.Wellek’in kitabında bahsettiği “Kinaye Mesafesi” denilen şey. Bahsi geçen terim yazar ile yazdığının arasında bir mesafe olmasını, gerçekle birebir aynı olmamasını anlatır zaten. Yani bahsettiğiniz gelenek de bunun sanatın diğer dallarına yansıması sanırım. Ayrıca bir film olacak hayatım olmadığı için hiç düşünmedim sizin gibi. Film olsa ben bile izlemezdim galiba.
Selamlar.
Ben, hayatım film olsun demedim ki
senaryolar insan hayatından alınır.cesareti olanlar kendi hayatlarının senaryolaştırılması iste ,bazılarıda istemez.
yazın güzle olmuş.paylaştığın için teşekkür ederim.
bende yetnek var inanmasanız deneye bilirsiniz oskarlı olması şart dil siz zeminden başlatın ben zirveye çıkarım ves selam