
Toplumun yüz karası, aile içi şiddet zanlısı
Şiddetin, cinsi, derecesi ne olursa olsun, haklı yanı yoktur! Ne insan haklarına, ne ahlaka, ne de insanlığa sığacak; elle tutulur, savunulacak hiç bir yanı asla olamaz.
Şiddet derken, hemen hemen toplumun büyük bir kısmı tarafından, kaba kuvvet algılansa da içeriğinde; hakaret, küfür, zorla dayatma, kişilik bozmaya yönelik psikolojik baskılar, saldırgan davranışlar, aşırı kıskançlık, küçümseme, hor görme, kısıtlama barındıran her türlü eylem, şiddetin tanımı olarak değerlendirilmelidir. Özellikle toplumumuz da şiddetin en aktif ortaya çıkış alanı olarak görülen aile içi şiddet zanlıları, toplumun yüz karasıdır.
Hala pek çok ÅŸiddet maÄŸduru, gördükleri ÅŸiddete karşı yasalarla nasıl korunduklarının bilincinde deÄŸillerdir. Oysa; ülkemizde özellikle aile içi ÅŸiddete maruz kalan kadınların hakkını koruyan savunan ve sahip çıkan yasalar var. 1979 da; Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi SözleÅŸmesi (CEDAW)  şiddet konusuna yer vermeden yürürlüğe girmiÅŸti, Ancak seksenli yıllardaki geliÅŸmeler karşısında CEDAW Komitesi 19 nolu genel tavsiye kararı ile kadına karşı ÅŸiddeti, ayrımcılıkla iliÅŸkilendirerek, devletleri ÅŸiddeti önleme konusunda sorumlu kılmıştır. Türkiye’de bu geliÅŸmeler sonrasında 1998 de 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun ile ilk kez ,doÄŸrudan kadına yönelik ÅŸiddet konusunda düzenleme yapılmıştır.
Aile içi ÅŸiddetin çeÅŸitli nedenleri olabilir; aile bireyleri arasındaki geçimsizlik, aile bireylerinin sorumluluklarını yerine getirmemesi, fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklar, kiÅŸilik bozuklukları, ekonomik sorunlar, aldatma ve aldatılmalar, alkol ve uyuÅŸturucu gibi bağımlılık yapan maddeler, depresyon, ahlak karmaÅŸası olarak arşımıza çıkmaktadır. Aile içi ÅŸiddetin en önemlisi biri, toplumsal nedenlerdir. Åžiddete maruz kalan kadın, “toplum ne der?” Kaygısı ile, yaÅŸadığı ÅŸiddeti saklama gereÄŸi duyar. Aile reisliÄŸi görevi erkeÄŸe verildiÄŸi için, uyguladığı her türlü ÅŸiddet gösterisi, toplum tarafından ” erkektir yapar” olarak kabul gördüğü gibi, bazı kesimler de tutum ödülleindirilir bile. Åžiddeti yaÅŸayarak benimseyen çocuklar ise, ileri ki dönemlerinde ailelerinden gördükleri ÅŸiddeti, kendi kuracakları aileyede de uygulamakta sakınca görmeyeceklerdir.
Türkiye’de binlerce kadın, iÅŸsizlik, stress, kıskançlık, namus gibi gerekçelerle sokakta, evde her yerde dövülerek, bıçaklanarak, kurÅŸunlanarak erkek ÅŸiddetine maruz kalıyor ve öldürülüp yaralanıyor. Ama yinede hakkını aramak konusunda kendinde bir cesaret bulamıyor. Öyle ya; kadın eÄŸer ekonomik özgürlüğe sahip deÄŸil ve ayaklarının üzerinde tek başına durabilecek kadar güçlü deÄŸil ise, gideceÄŸi tek kapı ailesinin olacak ve ailesi tarafından yine o çok bildik, tanıdık ( yuvanı yıkma, çocuklarını düşün, erkek bu yapar, kocanın vurduÄŸu yerde gül biter, dul kadına iyi gözle bakılmaz, namusuna yan gözle bakılır) telkinlerle karşılaşıp, evine geri dönmekten baÅŸka çıkar yol bulamayacak. Oysa; burada söz konusu olan bireyin kendi ruh saÄŸlığı deÄŸil midir? “Yuva dağılmasın, çocuklar üzülmesin” diye sürdürülen bir evliliÄŸin nasıl bir yararı olabilir ki? O çocuklar da, yukarıda bahsettiÄŸim gibi; toplumun yüz karası, ÅŸiddet zanlısı olarak yetiÅŸecek ya da toplumdan kopuk, ruhsal çöküntü içinde yaÅŸayacak.
Daha önce ki bir yazımda bahsettiÄŸim gibi, eÄŸer evliliÄŸinizi kurtarmak adına her türlü yolu denemiÅŸ ve baÅŸarısız olmuÅŸsanız, mutsuz bir palyaçoyu oynamaya gerek yok! Maruz kaldığınız her türlü ÅŸiddete karşı korunabileceÄŸiniz yasalar ve kurumlar var. Yeter ki biraz cesaret ve hayata karşı biraz umut serpin yüreÄŸinize…
4320 Sayılı Kanun’un Maddeleri
AİLENİN KORUNMASINA DAİR KANUN (NO. 4320)
Madde 1- Türk Medeni Kanununda öngörülen tedbirlerden ayrı olarak, eÅŸlerden birinin veya çocukların veya aynı çatı altında yaÅŸayan diÄŸer aile bireylerinden birinin aile içi ÅŸiddete maruz kaldığını kendilerinin veya Cumhuriyet BaÅŸsavcılığının bildirmesi halinde, Sulh Hukuk Hakimi re’sen meselenin mahiyetini göz önünde bulundurarak aÅŸağıda sayılan tedbirlerden bir ya da bir kaçına birlikte veya uygun göreceÄŸi benzeri baÅŸkaca tedbirlere de hükmedebilir.
Kusurlu eÅŸin;
Diğer eşe veya çocuklara (veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerine) karşı şiddete veya korkuya yönelik davranışlarda bulunmaması,
Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer eşe ve varsa çocuklara tahsisi ile diğer eş ve çocukların oturmakta olduğu eve veya iş yerlerine yaklaşmaması,
Diğer eşin (veya çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinin) eşyalarına zarar vermemesi,
Diğer eşi ve çocukları (veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinin) iletişim vasıtalarıyla rahatsız etmemesi,
Varsa silah ve benzeri araçlarını zabıtaya teslim etmesi,
Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kulanılmış olarak ortak konuta gelmemesi veya ortak konutta bu maddeleri kullanmaması,
Yukarıdaki hükümlerin tatbiki öngörülen süre (altı) ayı geçemez ve kararda hükmolunan tedbirlere aykırı davranılması halinde tutuklanacağı ve hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedileceği hususu kusurlu eşe ihtar olunur. Hakim bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini göz önünde bulundurarak tedbir nafakasına hükmeder.
Birinci fıkra hükmüne göre yapılan başvurular harca tabi değildir.
Madde 2- Koruma kararının bir örneği mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi olunur. Cumhuriyet Başsavcılığı koruma kararının uygulanmasını zabıta marifetiyle izler.
Koruma kararına uyulmaması halinde zabıta, maÄŸdurların ÅŸikayet dilekçesi vermesine gerek kalmadan, re’sen soruÅŸturma yaparak evrakı en kısa zamanda Cumhuriyet BaÅŸsavcılığına intikal ettirir.
Cumhuriyet Başsavcılığı koruma kararına uymayan eş hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar. Bu davanın duruşması yer ve zaman kaybına bakılmaksızın 3005 sayılı Meşhut Suçların Muhakeme Usulü Kanunu hükümlerine göre yapılır.
Fiili başka bir suç oluştursa bile, koruma kararına aykırı davranan eşe ayrıca üç aydan altı aya kadar hapis cezası hükmolunur.
Madde 3-Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 4- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür
Sizler için bunlarıda karaladım
Kategori: JerenCe, kadın
4 Yorum
Geri İzleme & Pingback
-
JerenCe ! Sadece Bir Günce » Blog Archive » Kadın, başını dik tut!
[...] bu satırlar, gerçek bir hayattan değil de, bir hikayeden alıntı satırlar olsaydı! Aile içi şiddetin bayram hikayesiydi bu, ama gerçekti. İnsanın içini acıtan, insanlığından utandıran, isyana [...]
-
Kendine bir yumruk at! | JerenCe ! Sadece Bir Günce
[...] önce anlatmaya (1- 2)çalıştığım ve bu konu hakkında yazmaktan asla vazgeçmeyeceğim bir konu olan aile içi [...]

Kadinlarin blog tutmasina karsiyim… Bu yazi ne kadar hakli oldugumun bir kaniti…
Bir şiddet yanlısı olduğunuz, ileri gidemeyecek bir beyin taşıdığınız için mi kendiniz kanıt aradınız Tanaydın?