Mavi derinlikler de bir ‘Issız Adam’ ( Çağan Irmak)

Başkalarından çalınmış hayatlar ve bedenlerle, ne kadar mutlu olunabilir ki? Sonun da insana kalan, garip bir ıssızlık. Çağan Irmak’ın bu filme neden bu adı verdiğini anlayabilmek için; ya o kahramanlardan birini gerçek hayatta tanıyor olmalısınız ya da o kahranmanlardan biri olmalısnız…

Bir bedene toplam kaç hayat sığdırabilirsiniz? Ya da bir gün ölmek üzere olduğunuz da, o bedenden ayrılan kaç ruh? Belki çok, belki hiç! Bana göre filmde; ne bir kadın ruhu, ne de bir erkek ruhu, vurgulanmaya çalışılan kendi içinde kaybolan bir insanın, kendini bulmak ve hayatında bir gün başka bir insana yer açmak için verdiği mücadele sonucunda; kendi alanının daralması ve belki de, hiç bir hayata kendisinin dahil olamaması vardı.

Sevgili Çocuklaçocuka vermiş olduğum bir sözden dolayı, kelimeleri daha bir özenle seçmeye çalışıyorum. Biliyorum ki, bu filmle alakalı düşüncelerimi merak ediyorlar. Film sonrası uzun bir yürüyüş yaptım ve o hikayede ki kahramanların birini tanıyıp, tanımadığımı düşündüm. Hikayenin bana bu kadar tanıdık gelmesine hiç şaşırmadım sonra. Filmi, sadece bir aşk filmi olarak değerlendirmeyin; çevrenize bir göz attığınız da, “Maviderinlikler de sessizce kaybolan bir “Issız Adam”ın olduğunu, mutlaka göreceksiniz.

Bazı insanlara yüzeysel bakamazsınız, baksanız da anlamazsınız zaten. Anlayabilmek için; onun bir parçası olmaya gayret etmek ya da derinliklerine inmek gerekir.  “kadınların çoğu için duygular ön planda ve net diyelim. Erkekler ise bir yerde bağlanma stresi yaşıyor çoğu kez.” Aslında bu cümle genel olarak doğru olsa da, erkeklerin kadınlardan daha duygusal olduğunu, ama bunu yansıtamamak gibi bir sorunları olduğunu söylememiz daha doğru olur. Sadece gerçenten çok iyi tanıdığınız erkeklerin ( Bir oğul, eş, baba, sevgili) duygularını anlayabilir ya da hissedebilirsiniz. Filmin kahramanı olan “Alper” gibi birini tanımaya ve anlamaya çalışmazsanız, dışardan baktığınız da, ” ruhunu şeytana teslim etmiş” bir zavallı olarak görebilir ve asla hayatınıza dahil etmezsiniz. Bana göre; Alper gibileri bu şekil de görenler, asıl zavallı olanlardır.

“Issız Adam” herkes tarafından izlenilmesi gereken bir film bence! İzlerken boş gözlerle bakmak yerine ya da filmde ki “+13″ kareleri yakalamaya çalışmak yerine; bir “Alper” gibi hayata bakmayı ve çevrenizde ki “Alper”leri düşünmeyi deneyin. Göreceksiniz ki, o kahramlardan biri; hayatınızın bir dönemin de ya size bir yer açmaya çalışmış ya da o kahramanlardan biri siz olmuşsunuzdur…

Kendi adıma, tekrar gözden geçirdim; tüketilmişlikleri gördüm ve canımın yandığını hissettim.  Filmi, iki kelime ile anlatmak mümkün; Çağan Irmak ve “yine yapmış.” Bu kadar basit değil işte! Bu filmde; annem vardı, kardeşlerim, arkadaşlarım, sevdiğim adam, ben vardım, hayatın ta kendisi ve aslında ne kadar ıssız olduğu vardı…

Sizler için bunlarıda karaladım


Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,
Kategori: JerenCe, sinema

4 Yorum

  1. Jeren nasıl güzel anlatmışsın yine. Filmde herkes vardı değil mi, ailemiz, eşimiz, hayatımız. Hayatımızda canımızı acıtan unuttuğumuz noktalarla tekrar yüzleştik. Sanırım bu yüzden Issız adını anladığımızı ve bu kadar çok etkilendiğimizi düşünüyorum.

  2. Teşekkür ederim canım. Aslında olaylara hangi gözle baktığımız önemli olan ve ne almak istediğimiz. Ben kendi adıma hayatın kendisini aldım. Kimilerine göre de bu sadece tutkulu bir aşk hikayesi olarak alınacak.

  3. Çok güzel yazmışsın Jeren ben de eşim de resmen hüngür hüngür ağladık.Sevgi kadar güzel birşey yok şu dünyada. Gazete de okudum adamın biri eşini aldatıyormuş bu filmden sonra itirafetmiş ve aldatmamaya karar vermiş.Kadın ne yaptı bilemiyorum ama işe yaradığı belli filmin. Çağan Irmak’a helal olsun.

  4. Çağan Irmak yine duygu yüklü bir film yapmış, çok başarılı. Alınması gereken derslerle dolu bence.

Yorum Yapın

İsim

E-mail

Websiteniz