‘Taraf Gazetesi’ düştüğü darboğazı aşabilecek mi?

Taraf Gazetesi resmi web sitesi ana sayfasını açtığınız da sizi karşılayacak olan yazının başlığı aynen şöyle:  ” Zor Günler Geçiriyoruz.” Bir gazetenin kendi adına bu başlığı atıyor olması bile, ülkemizdeki dengelerin ne kadar bozuk olduğunu anlatmaya yetecek kadar büyük bir kanıt.

Peki ne oldu da sadık bir okuyucu kitlesine sahip olan “Taraf” bir darboğazın eşiğine düştü?  Reklam verenler birden ayağını çekmeye başladı, ilanlarda Taraf Gazteesi aranmaz oldu, gelir kapıları birer birer kapanmaya başladı, çalışan personel parasını neredeyse güçlükle alır hale geldi. Taraf Gazetesi bir çifte-standart uygulaması ile karşı karşıya kaldı. Ayakta kalabilmek için ortak arar duruma geldi.

Bir süredir; TSK ile çeşitli polemiklerle gergin anlar yaşayan Taraf, buna Başbakan’ı da ekleyince zor günler yaşamaya başladı. Aktütün ile başlayan gerginlik, Taraf Gazetesi’nin manşetine taşıdığı  “Paşanın Başbakanı ” yazısı ile tırmandı. Daha önce bahsettiğim gibi, bu da AKP iktidarının oyunlarından biri; yanına almayı başaramadığı her medya kuruluşuna yaptığı gibi, Taraf Gazetesi’ne de ambargolar uygulamaktan kaçınmıyor. “Üç maymun”u oynamayı beceremeyen Taraf’ın bu darboğaza düşmesi kaçınılmaz bir gelişmeydi sanırım.

Taraf Gazetesi’nin bir mali kriz yaşadığını ve banka kredilerine başvurduklarını, ancak olumlu yanıtlar alamadıklarını, Ahmet :Altan’ın şu sözlerinden anlamak mümkün: “Bizim gazetenin yayınlanması, birçok gazetenin aslında gazetecilik yapmadığını ortaya koydu. Biz, “Paksüt- Başbuğ” buluşmasını açıkladık. Hürriyet gazetesi, “Biz de haberi öğrendik ama doğrulatamadık” dedi. Taraf gazetesi olmasaydı siz o haberi hiçbir zaman Hürriyet’te okuyamayacaktınız. O buluşmadan haberiniz olmayacaktı. Ya niyetleri olmadığından ya da eksik gazetecilik yaptıklarından haberi vermeyeceklerdi. Peki, bizim yayınladığımız “lahika” haberini Hürriyet’te okuyabilir miydiniz? Biz olmasak Hürriyet o haberi verir miydi? Biz o haberi belgesiyle verdiğimiz halde bile Hürriyet meseleyi “Genelkurmay açıklaması” açısından gördü. Ergenekon haberleri için de aynı durum geçerli. Taraf gazetesi olmasa, okuyucular Hürriyet gazetesinden bu konuda ne öğrenecekler? Ne öğrendiler? Hemen hemen hiçbir şey. Onların saklamaya çalıştıklarını biz açığa çıkartıyoruz ve belli ki bu onların canını sıkıyor.” Ve yine : “Bu tür yalanlarla, Taraf’ın bankalardan kredi almasını engellemeye mi çalışıyorlar? Biz, hak ettiğimiz halde hiçbir bankadan kredi alamıyoruz. ‘Yukarıdan’ gelen emirler bize kredi verilmesini değil, verilmemesini sağlıyor. Keşke kredi alabilsek, biraz daha rahat ederdik” diye konuşmuştu. Görüyoruz ki, aslında bu uzun süred,r devam eden bir kriz ve bu ülke de bir “taraf” olamıyorsanız, iktidarın kulu-kölesi olmayıp, karşısında duruyorsanız, halktan saklanan gerçekleri ortaya çıkarıyorsanız, birilerinin canını sıkıyor ve para musluklarınızı kapatıyorsunuz demektir.


Sizler için bunlarıda karaladım


Etiketler: , , , , , , , , , ,
Kategori: dikkat çekenler

10 Yorum

  1. Pek takip ettiğimi bir gazete olmasa da yayın hayatına engelsiz devam edebilmesinin bir hak olduğunu düşünüyorum…
    Bana ilginç gelen şu Taraf gazetesi Hürriyet gazetesine alternatifmiş gibi yapılan açıklamalar… Holding medyasının yanısıra bir de tarikat medyası var bu ülkede… Nedense Taraf gazetesi Cumhuriyetçilere, Askerlere, Holding medyasına karşı olan tutumunu bu cemaat medyasına karşı pek gösteremiyor…

  2. @Emrah;
    O tavır gösteremeyişinin arkasında alkım yayınları ve fethhullah gülen cemaatinin bir bağlantısı olduğu gibi bir durum olabilir mi acaba?
    Tabii ki taraf gazetesi yaşamalı, tabii ki de habercilik yapmalı. Ancak ben bu darboğaz edebiyatını, açıkçası bir oyun gibi görüyorum.
    Mazlumu oynamanın prim yaptığını en iyi bilenler onlar çünkü bu ülkede

  3. taraf gazetesi Emrah Atik’in dediği gibi takip etmesem de, kaybolmaması gereken bir gazete ama işin diğer boyutuyla serbest rekabet düzeninde (ki bu medya yani) siz bir sektörde bir kesimin aşırı büyümesini engelleyemez ona rakip çıkaramazsanız belli bir mesafeden sonra bu imkansızlaşır. bugün doğan ve bağlı kuruluşların yaptığı da bundan ibaret. bugün doğan bir firmayı hedef gösterdiği zaman ne onunla ters olmak istemeyen şirketler reklam verir, ne onun okuyucu kitlesi artar, ne de bankalardan kredi alabilir.

  4. Mertata yalnızca Alkım yayınları olsa:)))
    Kutsal paranoyayı destekleyen, yakın tarihe güya ışık tutan, vs vs yayınlar yapan yayınevlerine bakınız… Misal Timaş…
    gazeteler televizyonlar vs vs…
    Yalçın Küçük diyorya birisi yetenksizken çok büyük müzisyen sayılıyorsa, dizilerin vazgeçilmez oyuncusu oluyorsa Yahudi Cemaatinden olma olasılığı yüksek:))) Çok tasvip ettiğim bir yöntem değil… Kafatasçılığa kadar uzanabilir…
    Ama paranoya öyle bir hale geldi ki birileri Laikliği tartışalım diyorsa, Atatürk’e farklı bakalım diyorsa, Orduya direkt ve desteksiz bir saldırı halindeyse – ki bu arada ordu benim için dokunulmaz veya kutsal değil- Cumhuriyetle problemi varsa arkasından Fethullah Amcası Ce-eeee deyiverecekmiş gibi bir beklenti içerisine giriveriyorum nedense:)))))

  5. Fetullah Gülen’e bu kadar yakınlarsa neden “ce-eee” demiyor?

  6. Yakınlıkları bir nevi işbirliği bence… Yoksa Ahmet Altan veya başka bir Taraf gazetesi yazarının herhangi bir şeyhe mürit olabileceğini zannetmiyorum:)
    Ortak düşmana karşı arada bir yapılan işbirliği gibi onlarınki…
    Birileri Osmanlı Hayalinde diğeri II. Cumhuriyetçi…
    İran’da da bazı solcular Humeyni’yi hoşgörünün demokrasinin prensi zannetmişti… Sonraları kaçamayanlar idam edildi, kaçabilenler sürgünde anılarını yazdı…

  7. @ Jeren; Cee cee diyecek durumda değiller. Sermaye kaynakları olan “katılım bankaları” Bank xxXX batmak üzere(Yasak olduğundan dolayı adını xxxx ile geçtim). Sermayesi 1.3 milyar iken her ay karşılaştıkları açık miktarı 2 milyar. 10 milyarın üzerinde de borçları var. Toplam varlıkları bunu karşılamaya yetmiyor ki zaten.
    Bir çeşit hortumlama durumu da orada yapılmış zaten. Ellerinden gelse tabiiki de kurtarırlar.

  8. XXX leri doldurman iyi oldu, ayrıca parantez içini de gördüm tabi. Benden sır çıkmaz :)

  9. Hak etmiyorlar mı sizce ? Türk’ün kutsal saydığı Ordu’yu nasıl zor durumda bırakırlar? Yapmaları gereken Köstek’i bildirmekti; ama yapmadılar… Sonuna kadar hak etiklerini düşünüyorum.

  10. taraf takip ettiğim bir gazete ve gerçekten pek çok gazetenin cesaret edemediği yazıları yazıyor.

Yorum Yapın

İsim

E-mail

Websiteniz