
Nikahsız birlikteliğe, dini maske
Toplumun değer yargılarını anlamak bazen gerçekten zor oluyor. Örneğin; birlikte yaşamaya karar veren bir çift, toplum tarafından dışlanırken, aynı çiftin sadece dini nikah altında birlikte yaşamasında bir sakınca görülmüyor. Dini nikahın bağlayıcı bir etki sağladığını söylemek mümkün olmadığı gibi; toplumda bunun kabul gören bir eylem olmasını anlamakta mümkün değil.
Anayasanın 174. maddesinin ilk fıkrası ile koruma altına alınan 4. maddeye göre; “17 Şubat 1926 tarihli Türk Kanunu Medenîsi’yle kabul edilen evlenme akdinin evlendirme memurunun önünde yapılacağına dair medeni nikah esası ile aynı kanunun 10. maddesi hükmünü getirmiştir.” Yine, Aralık 2001’de kabul edilen yeni Medini Yasa’da “Evlenmenin, evlendirme memuru önünde yapılacağı ve evlenme kağıdı ibraz edilmeden dini merasim yapılamaz” hükmü yer aldı. Bu tarihten sonra; dini nikahın, resmi nikah öncesi yapılmasına, hapis cezası ön görüldü.
Her fırsatta; aile birliği, beraberliği ve ahlakı dile getiren hükemetin, ilgili bakanlığı nedense bu kararı pek beğenmedi. Adalet Bakanlığı bu kararın iptalini istedi, ama karar Yargıtay tarafından red edildi. Yargıtay’ın gerekçesi; “Devrim Kanunları”na aykırı olduğu şeklindeydi. Doğrusu Adalet Bakanlığı’nın karara itirazını anlamak imkansız. Zira Bakanlık’ın uygun gördüğü; resmi nikahsız, birlikteliği toplumun kabul etmesi de son derece normal karşılanabilir.
Bu tutumun, topluma iyi bir örnek teşkil ettiğini söyleyemeyiz. Birlikte yaşamaya karar veren her çiftin, İmam Efendi’nin onayından geçmediğini nasıl bilebiliriz ki. Aslında, nikahsız birlikteliğe dini maske takılmasından başka birşey değildir. Bu birlikteliklerden doğan çocukların, geçerli bir kimlik taşıyamadıklarınıda göz önünde bulundurmak gerekir.Sanırım toplumun değer yargılarını, yeniden gözden geçirmek gerekiyor. Her durumda dini maskelerin kullanılması ve duyguların istismar edilmesi, kimseye bir yarar sağlamadığı gibi; kalın duvarlar arasına saklanmaya çalışılan, namus kavramınıda yerle bir ediyor.
Sizler için bunlarıda karaladım
Kategori: Sadece insan
8 Yorum
Geri İzleme & Pingback
-
Serbest Yazarlar » Yozlaşma
[...] tutumun, topluma iyi bir örnek teşkil ettiğini söyleyemeyiz. Birlikte yaşamaya karar veren her çiftin, İmam Efendi’nin onayından geçmediğini nasıl [...]

Maalesef tüm hatalarımızda dini maskeyi kullanmak alışkanlık haline gelmiş.
Değiştirmek elimizde!
Daha kötüsü de var; İran’da fuhuş sektörü yok ama iki günlük veya birkaç saatlik dini nikah birliktelikleri var:))) Buna ne demeli?
Allah bile adam edememiş insanoğlunu desek:)))
Eh neredeyse bütün peygamberlerin aynı coğrafyaya gönderilmesinin bir nedeni olsa gerek; bir türlü adam olamıyoruz herhalde:))) Adam olmak da ne demekse – çok erkekegemen bi laf oldu kendimi kınıyorum…-
Şaka bir yana dinin ticarette siyasette cinsellikte her alanda kullanılmasını maalesef kanıksadık, hatta bunun ötesinde olmazsa olmaz oldu ki bakınız Baykal çarşafa rozet modasını başlattı…
İnsanlar birlikte yaşamak isteyebilir ama buna evlilik diyeceklerse aile diyeceklerse resmi nikahtan sonra isterlerse beraberce papaza kurşun döktürsünler, bizi ilgilendirmez ama resmi nikah özellikle yaşadığımız toplumda kadın için gerekli diye düşünüyorum… İki özgür birey hiç nikahsız birliktelik tercih ediyorsa buna kimse birşey diyemez! Dİyememeli yani – diyemez lafı cennet vatanım için çok iddialı oldu-…
Bu konuda söylenecek çok şey var aslında ama saygılarımı iletip burada kesiyorum:)))
Dinin alet olmadığı hiç bir alan yok gibi malesef ve seninde dediğin gibi; tüm yozlaşmaları olduğu gibi bunuda kanıksadık.
Bende tersten düşünüyorum.
Dini nikah ı resmi nikah la birlikte olmadan hoş görmemekle birlikte…
Neden tv lerde, haberlerde birlikte yaşama, ‘birlikeyiz ama evlenmiyoruz’ yaşantısı çok normal birşey olarak gösterilirken dini nikah e! kaka tu! kötü diye gösterilir?
Ki dini nikah resmi olarak bir bağlayıcılığı olmasada bir bağlayıcı etkinliği olduğu mutlaktır.
(yukarıda biri sallamış birkaç saatlik dini nikah var diye bu tamamen uydurma ve islam dışı birşey. Biliyorsan konuş bilmiyorsan sallama !)
Dini nikah isteyenin bunu yapmasına karşı değilim, ama ülkemizdeki genel anlamda kadınların durumu malum, miras nafaka vs durumlar için resmi nikah şart… Ekonomik özgürlüğü, sosyal hayattaki özgürlüğü elde etmiş bir kadının tabi ki hür iradesiyle vereceği karara kimse karışamaz ki zaten bu insanların çoğu resmi nikahı tercih ediyor ki resmi nikah dini nikaha engel değil…
burada eleştirilen resmi nikah yapılmaması durumu, dini nikahın yapılması değil…
Ayrıca dini nikahta ayrılık hakkının büyük ölçüde erkekte olduğu, ve bildiğim kadarıyla bir zaman mevhumu olmadığını düşünürsek, 5 saat sonra bayandan boşolunması istenebiliyor… Yanlışsam düzeltiniz…
aaa yeter ama ya