Duygular Karaborsa

Meşru olmayan kazanç yolu.” Karaborsanın, sözlük açılımını bu cümle ile yapabiliriz.  Meşru olmayan kazanç, bütün toplumlar tarafından suç unsuru olarak sayılmış ve bu çirkin eylem kabul görmemiştir. – İleride anlayacağız ki, , sadece ticari istismarı olarak değil, istismarı olarakta kullanılacak ve duygular olacaktır. -

Karaborsa yolu ile, satış yapmak aslında kanunen de suç unsuru sayılır. Ancak; serbest piyasayı etki altına almaya çalışan Kapitalist , neredeyse karaborsayı hayatın her alanında “meşru” sayılabilecek düzeye getirmiştir. ,  mal ve hizmetlerin gerçek fiyatlarını kontrol edemediği için tüketicinin karaborsa esiri olmasına engel olamaz. – Karaborsa, sistemin kendisi midir? - Bu çarkın içine nasıl ve niçin çekildiğimizi biliyor olsak bile; sistemin bizi içine çekmesine izin veriyoruz.

Hemen hemen her derbi maçı, Yıl sonu Milli Piyango Bileti telaşında, “biletler karaborsa” nidalarına kulaklarımız aşinadır ve yadırgamayız bile. Söz konusu olan, olası menfaattir çünkü. Bir de farkında olmadan, kulaklarımızla duymadığımız, ancak sesleri duygularımız ile keşfettiğimiz karaborsa nidaları var ki; yaklaşan yerel seçimler ile, çoktan içine çekildik de farkında değiliz. Her seçim zamanı olduğu gibi, bu seçimlerde de olan bizlerin duygularına oluyor. Partiler, sağlayacakları menfaatleri sıralayınca, zaten beli bükülmüş, çoktan kamburu çıkmış olarak o menfaatlerden bir pay alma uğruna; duygularımızı karaborsaya çıkarıyoruz. Bu durumda” alan razı, veren razı” mı oluyor? Olmuyor! Seçimler bittiğinde, vaatler unutuluyor,” kamburun üstüne kaç kambur ekleriz” planları yapılmaya devam ediyor. Bu defa çok da şanslılar; kış geldi, odun-kömür lazım. Doğal gaza her fırsatta zam gelirken;  bodruma inen emektar kömür sobaları, hakettikleri yeri, baş köşeyi alıyor. “Ne yapmak lazım?” Soba da durduğu yerden ısıtmaz ki! Neyse ki, imdadımıza yetişen partililer var. “At oyunu” – sobaya-! Yine oyunun içinde kaldık gördünüz mü? Oysa biz bunları daha önce, hem de çok, hatta pek çok kez yaşamıştık, ama akıllanmamışız…

Sonuç:

- Karaborsa, sadece ticarette değil, duygularda da yaşanır.

- Karaborsa, aslında sistemin tam da kendisidir.

- Biz çıkarmaya devam ettikçe, duygular daima karaborsa da alıcısını bulur.

Duygularınızın sömürülmesine izin vermeyin – ya da eşşek olmayın!-

Sizler için bunlarıda karaladım


Etiketler: , , , , , , , , , ,
Kategori: Sadece insan

3 Yorum

  1. sonuç kısmında kesinlikle haklısın. Sistemin kendisi arz talep dengesi üzerineyse karaborsayı da ayıplamamak lazım.

  2. Bizimki gibi demokrasi anlayışı arabesk, kültürü ucube bir nesle uzun çabalar sonucu erişebilmiş siyasal sistemin geriye kalan son ihtiyacı biraz sefalettir… Benim komplo teorim, son üç kuşağın bilinçli bir şekilde cehaletle haşır neşir bırakıldığıdır… Genel kültür anlamında TV izleyen, sinema diye ters şeritte ona buna çarpan arabaları seyreden, kitap diye günün moda kitabını çantasına atmakla yetinen bir kuşak… Ya birilerine mürit, yada ne yapacağını bilmez haldeki bu halkın oyunu biraz din biraz milliyet, ve hatta hemşehrilik, biraz odun kömür, bulgur vs vs…
    Evlere parti programı değil de bunların dağıtılması boşuna değil, sefaleti değil de eğitimi kültürü büyütselerdi bu kadar oy alabilirler miydi?
    ABD’ye Özal’a Evren’e hocaefendilerine dua etsinler…
    Bilinçli bir halk bunlara değil oy vermek, neyse…
    saygılar…

  3. “at oyunu sobaya ” durumu ne guzel ozetliyor…

Yorum Yapın

İsim

E-mail

Websiteniz