Kendine bir yumruk at!

sistemSistem diyip duruyoruz, nedir bu ? kelimesi; Latince “systema” Yunanca “sustema” adı ile dilimize kelimesi olarak yerleşmiş, ama her üç dilde de aynı olarak; birleşme, bütünleşme veya kümelenme anlamına gelen bir kelimedir. Sistemin, belirli elemanları ve grupları vardır ve bunlar asla rastgele değildir. Ayrı ayrı işlevleri vardır, ama bir araya geldiklerinde bir bütünü oluştururlar. Bizim ülkemizde bu sistemin adı “”dur.

Eminim herkes sistemin ne anlama geldiğini çok merak ediyordu ki, imdadınıza yetiştip açıklık getirmiş oldum(!) Elbette derdim sistemin ne anlama geldiği değil, sistemin tam da kendisidir. Bir araya gelmiş, ayrı ayrı kurumların aynı mekanizmaya işlevlik kazandırmaya çalıştığı sistemin, aksayan yanlarının hayatımızın geneline nasıl olumsuz etkiler getirdiği ve o sistemin kırılan parçalarının bizleri nasıl esiri haline getirdiği.

Daha önce anlatmaya (1- 2)çalıştığım ve  bu konu hakkında yazmaktan asla vazgeçmeyeceğim bir konu olan aile içi şiddetin, sisteme takılan parçalarından bahsetmek istiyorum: Kadın, dilekçesinde eşinden dayak yediğini ve şikayetçi olduğunu ifade eder, ama sistem bunu tek başına kabul etmez. Oysa aynı dosya içerisinde bu türden defalarca bulunduğu şikayetleri mevcuttur, içlerinde öldürmeye  teşebbüs şikayeti bile vardır. Fakat sistem bunu kabul etmez; kadının üzerinde mutlaka şiddetli bir darp izi veya bu konuda resmi kurumlar tarafından tutulmuş bir rapor olması gerekmektedir.

Bahsettiğim dava, bir arkadaşımın davasıdır. tek taraflı olarak defalarca görüldüğü halde, her seferinde mahkeme tarafından devamsızlık kararı ile neticelenmiş. Defalarca gördüğü yüzünden polis tarafından eşini evden attırmış. Ama bir türlü ne eşini evden uzaklaştırabilmiş, ne de kanunlar kendisine nasıl korunacağı konusunda yardımcı olabilmiş.  Geçen gün birlikte avukata gittik,  davasının tekrar görülmesi için avukatla görüştük. Dava açıldı, bana ilginç gelen avukatın sözleri oldu. Avukat, sözlerin tek başına mahkemede yeterli olamayacağını uygun bir dille anlatmaya çalışırken, ” kendinizi dövdürtüp, karakola gidin” ifadesini kullandı. Sistemin işleyebilmesi için aslında gereken bu bunu biliyorum, ama bir bireyin özgürlüğünü elde etmesi için bu kadar meşakkatli bir yolda ilerlemesi ve karşılığında sürekli stres ve korku içerisinde yaşamasını anlayamıyorum. İnsan nasıl durup dururken kendini dövdürtüp karakola gider ki? Kendine bir yumruk atması daha kolay bir yol(!) Sistem darp izi görmek istiyorsa ve illa bunu illegal yollardan yap diyorsa başka çare var mı?

Sistem, kendisini oluşturan bireyler söz konusu olduğunda her türlü işlevini sağlıklı ve çabucak uygularken, söz konusu olan yalnız ve güçsüz bir birey olduğunda mekanizma birden bire yavaşlıyor ve sistem hastalanıyor. Bu durum özgürlüğü ve mutluğu uğruna sürekli savaşmak zorunda kalan bireyleri isyan noktasına taşırken, “güçlü, güçsüzü ezer” zihniyeti toplumun her karesinde kendini hissettirmeye ve güçsüzü biraz daha fazla ezerek, toplum dışına itmeye neden oluyor. Ardından bir gün bakıyoruz ki ” geçirmiş, falanca filancayı öldürmüş”

Belki de kendine yumruk atması gereken sistemin ta kendisidir!

Sizler için bunlarıda karaladım


Etiketler: , , , , , , , , ,
Kategori: JerenCe

3 Yorum

  1. maalesef ülkemizde işler böyle yürüyor. sistem de parçalarıyla değil bizzat kendisiyle arıza alarmı veriyor.

  2. jeren seninde dediğin gibi sistem denen şey cinnet olaylarını tetiklemekten başka bir işe yaramıyor. Bende tanık olduğum bişeyi paylaşmak istiyorum yine bir koca ruhsatsız silahıyla eşini sadece ama sadece erkeklik egosunu tatmin edeci için öldürmeye çalışıyor. ve bir şekilde bunu başaramıyor yada aslında niyeti öldürmek değil varlığını veya baskın kişiliğini bu şekilde gösterilerle kabul ettirmeye çalışıyor çünkü kadının çok korktuğunu biliyor nitekimde öyle ve koca dışarı çıkıyor içip yine aynı gösteriyi devam etmeye gelicek kadın o boşluktan faydalanıp can havliyle polisi arıyor polis şu an eşiniz evdemi kadın hayır diyor.Ama gelmek üzere lütfen çabuk gelin iki küçük çocuğum var evde içince daha tehlikeli lütfen gelin polis eğer şu an eşiniz evde değilse bizim o eve girmeye yetkimiz yok savcılıktan izin çıkması lazım kadın alın o zaman polis memuru bir başka arkadaşına aktarıyor kadını
    Kadın onada anlatıyor durumu sonuç yok. Başka bir karakolu arıyor ve kadının sorunuyla ilgeleniliyor gibi görünüp kadını bir başka bir başka memura aktarmaktadırlar kadın kırık plak gibi her önüne gelene feryat eymektedir. Bu onu daha fazla kahretmiştir. Ama bütün bu eziyete rağmen sonuç yine olumsuz kadın çıldırmıştır ve memurların dikkatini biraz olsun çekmek için ben şu an bütün TV kanallarını arıyıp sizin isminizi ve bulunduğunuz semt karakollarının isminide vererek şikayette bulunacağım ben veya çocuklarımıdan biri ölünce belki o zaman türkiyede beni umursayacaktır.
    Kadın son bir çareyle istanbul emniyet müdürlüğünü arar ve çaresizlikten aynı tehdidi savur aynı tehdidi savurduktan sonra telefonu ağlayarak kapatır. Bunun hemen ardından evin kapısına özel keşif ekipleri sivil polis ve ünüfarmalı polis memurlarından oluşan üç ekip aracı durur eve gelinir olay yeri suç tespiti yapılmaya başlanır bu arada kocanın ailesi alt katta polisin geldiğini görünce hemen kocaya sahip çıkarlar koca aranır sakın gelme polis var denir. Ama 1 saat önce üst katlarında arka arkaya patlayan kurşun seslerini kimse duymak istememiştir .Buda aslında kadının ne kadar yalnız bir savaşçı olduğunuda gösterir. Kadın bunu hakedecek yüz kızartıcı bir olayda işlememiştir tek suçu onu koruyan birilerinin olmamamsıdır. Neyse boş kovanlar bulunur mermilerin isabet ettiği yerler yuvarlak içine alınır kadına nerdeyse her gelen her ekipten aynı sorular sorulup ifadesi alınır kadın sevinmiştir bişeyler olacak artık yıllardır çekilen bu zülüm biter belki bu akşamdan itibaren evet kadın rahatlayacağını hissetmiştir. Kocası eve 4 gün gelmemiş ifadesini alan polislerden biri telefonunu bırakır ve kocanın geldiği durumda hemen onlara bu telefon numarasından ulaşmasını söyler koca bu arada kadını sürekli arayıp teit eder şikayetini geri alması için kadın polisin verdiği numarayı arayıp kocası tarafından aranıp tehdit edildiğini söyler
    Şimdi sıkı dur meğer kadın polisi aradığında zaten o polisin o an kocasıyla beraber yemekte olduğunu biliyormuydun koca 5. gün elini kolunu sallaya sallaya eve geliyor ve bunu kadına söylüyor ve hatta kadının inanması içinde memurun adını zikrederek yani sen ne yaparsan yap bende yine yapacağımı yaparım edasıyla.Malesef bir öğlen yemeğine bile satın alınacak polis memurlarımız var birde sürekli böyle bir şidette mağruz kaldığı için seninde dediğin gibi kadın cinnet geçirip kocayı öldürseydi kadını cezaevine çocuklarıda esirgeme yurtlarına yerleştirip sistem en büyük ve kolay görevini yine başarıyla yerine getirmenin gururunu yaşayacaktı AL SANA BİR KAYA GERİSİNİ SEN GETİR :(

  3. Malesef bu sistemi düzeltmeye bizlerin gücü yetmiyor, hala adaletin bir şekilde tecelli etmesini dilemekten başka çaremiz yok. Bu tip olaylar yurdun dört bir yanında sessiz feryatlarla yankılanmaya devam ederken, üzerleri örtpas edilerek hiç birşey olmamış gibi hayatlarına devam eden o şiddet yanlısı piskopatların egemenliğinde yaşamaya devam ediyoruz.

Yorum Yapın

İsim

E-mail

Websiteniz