
Aynı dili konuşamıyoruz
Karşılıklı konuşma sürecinde, taraflardan biri sürekli “ben” diye konuya giriyor ve ” ben” diye bitiriyorsa, aynı dili konuşamıyorsunuz demektir. “Ben” diye başlayan her cümle bir açıklama ve savunma gerektirdiğinden; sözler önemini kaybeder ve bir noktadan sonra sürekli “ben” diyen bir insanın, siz ne söylerseniz söyleyin sadece kendi görüşleri ve düşüncelerine önem verdiğini ve sizin söylediklerinizin tek bir kelimesini bile anlamadığını hissedersiniz.
Birebir veya çoğul ilişkilerde yaşanan en büyük sıkıntı, iletişim sıkıntısıdır. Yeterince sağlıklı iletişim kuramayan insanların ilişkileride bir noktadan sonra tıkanır. Genel olarak baktığımızda ise, tıkanan ilişkilerin odak noktası iletişim sıkıntısını yaratan “ben” merkezli insanlardır. Çünkü; çevrelerinde ki insanlar sadece onlar için vardır ve aslında kendileri olmazsa, diğer insanların hiç var olamayacağına dair bir kanıya sahiptirler. Bu yüzden de yaşadıkları ilişkilerde; sürekli kendilerini ön plana çıkartacak, sürekli kendi düşüncelerini çevrelerine empoze ettirebilecek ortamlar ve durumlar yaratmaya çalışırlar.
Eğer sürekli “ben” demekten vazgeçip, birazda” “biz” demeyi dilinize yerleştiremezseniz, yaşadığınız iletişim sorununu aşmanıza imkan yok. İnsanlar ancak karşılıklı birbirlerini anlamaya çalıştıkları ve anlamak için çaba sarfettikleri sürece veya karşı tarafın sözlerine önem verip, dinlemeyi bildikleri sürece sağlıklı bir ilişki kurabilirler. Karşı tarafı dinlemeden, anlamaya çalışmadan, ancak kendilerinin dinlenip, anlaşılmalarını bekleyenler bencilce duyguları içinde hapsolmuş insanlardır.
Kendinizi savunmaktan ve sürekli ifade etmeye çalışmaktan vazgeçin. Şartlarınız her ne olursa olsun; sürekli sözleriniz savunma içeriyorsa, aslında savunulacak değil, sözlerinizi destekleyecek davranışlar göstermeniz gereken bir süreçtesiniz demektir. Kelime hazinenizin zenginliği veya yaşam kalitenizin yüksekliği, sürekli haklı pozisyonda olduğunuzu ve insanların sizi anlaşılır bulmasını sağlamaz. Aynı dili konuşmadığımız sürece; iletmek istersini z, ama aslında ilettiğinizi zannettiğiniz ileti asla ilişmez.
Sizler için bunlarıda karaladım
Kategori: Sadece insan

‘Evet hklısın ama…’
En kibar sen sus ben konuşayım başlangıcı:)))
İnsanların kendilerini dinleyecek bakir kulaklara ihtiyacı var sanırım… Karşı tarafa bakir bir çift kulak sunmaya ise kimselerin ne zamanı ne de tahammülü var…
dolayısıyla yazdığınız gibi iletişim denen şey ortadan kalkıyor… Zaten amaç da iletişim değil sanırım günümüzde… Warholl’un; herkesin bir beş dakikalığına ünlü olacağı öngörüsünü gerçekleştirme çabası:) Ama nafile… On milyarlık dünyada elbette kimse kimseyi dinlemeyecek… Anlatacaklarını karşı tarafın dinlemesi gerekliliği varsa belki dinliyormuş gibi görünebilir:)
Herkes mi böyle? Hayır, bastırın parayı psikoloğunuz dinlesin:) Hesaplar sizdense belki yine rakı sofrasında da dinleyecek birileri çıkabilir:)))
Doğru düzgün bir iletişim mümkün mü? Elbette… Jeren hanım yazıda gerekenleri sıralamış, eklenecek fazla birşey yok…
Tavsiyemiz ise, naçizane elbette, aptal bir tv programına saatlerini ayırabilen insanların çevrelerindeki insanlara da vakit ayırmaları gerekliliği…
Saygılar…
Özellikle vakit konusunda çok haklısın Emrah, bu benim unuttuğum bir ayrıntıydı. Karşı tarafı dinlemek ve anlamak adına vakit ayırmak ya da yaratmakta çok önemli. Ama malesef o vakit ancak kendi tasarrufları için kullanılır.
Cok dogru