
1. Recep
AKP veya AKP iktidarı diye birşey kalmadı aslında. Bütün tanımlar tek bir isim altında toplanıyor ve o isim Recep Tayyip Erdoğan’ı işaret ediyor. Aslında işaret de etmiyor, kendi kendisini işaret odağına koyuyor. Bilmem 1. Recep yakıştırmasından hoşnut mudur? Ama bilinen o ki, o yakıştırma muhalefet partilerinden geldiğinde, yüzünün rengi değişiveriyor ve güller açıyor. Belli ki, siyasiyelirin kendisine bu yakıştırmayı yapmasından hoşnut, ancak halkın bu yakıştırmayı yapmasını, “terbiye dışı” ve mizahi yaklaşım olarak görüyor.
Herkes gibi ben de merak ediyorum; 1. Recep varsa, 2. Recep dönemi de yaşayacağız anlamına mı geliyor bu? Öyle bir ülke ki; gerçekten parti değil, partinin başındaki adam hem partiyi, hem ülkeyi yönetiyor ve öyle bu yönetim içerisinde Demokrasi diye birşey yok! Acaba bu tutumdan mı, yoksa millet olarak Osmanlıya duyulan bir özlemin eseri olarak mı bilinmez; Başbakan kendisini, diliyle söylemese bile padişah olarak görüyor ve öyle davranıyor.
Her sıkıntılı dönemde olduğu gibi, şimdi de Atatürk gibi bir önderin çıkıp, yaşadığımız kaos ortamından bizleri kurtarmasını beklediğimizden midir, pankartlarla “Son Osmanlı Padişahı 1. Recep Tayyip Erdoğan” karşılamaları yapıyor, ama yanlış yerlerden medet umuyoruz. Ne yazık ki, bu ülkeye Atatürk gibi bir liderin yeniden gelmesi mümkün değil!
Başbakan, “Yerel Seçimler”e öylesine odaklanmış vaziyette ki, ülkenin içinde bulunduğu durum, dış dünya, ekonomi, işsizlik demokrasi ya da laiklik umrunda değilmiş gibi davranıyor. Erdoğan’ın padişah yakıştırmasına karşı verdiği cevapta, “Padişahlık ve krallık geride kalmıştır.” Demesi bile, kendisinin padişah gibi davrandığı gerçeğini değiştiremez.
Burada sorgulanması gereken; kişilerin kendilerini nasıl hissettikleri değil, kişilere kendilerini nasıl hissettirdiğimiz olmalı! Bizler seçimlerimizle, birilerini padişah yaparken, kendimizi de padişahtan medet umarak, her sözüne boyun eğen kulları durumuna sokuyoruz.
Sizler için bunlarıda karaladım
Kategori: dikkat çekenler
