
Bir tek ‘Ilımlı Bilim’imiz eksikti!
Henüz “ılımlı İslam”ın ne demek olduğunu tam anlayamamışken, şimdi de medyada “ılımlı bilim” tartışmaları başladı. Ilımlı; hani herkesle uyumlu, anlayışlı, orta yollu gibi anlamlar kazandırabileceğimiz bir kelime. Düşününce bu kelimenin kimseye bir zararı yokmuş gibi duruyor, ama gelin görün ki, bu ülke bu kelimeden çok çekti, hala çekiyor.
Siyasetin dine bulaşmasıyla “ılımlı İslam”ı tanımış olduk. Türkiye üzerinde oyunlar oynamak isteyen dış güçlerin ortaya atmış olduğu bu kavram sayesinde, neredeyse Malezya benzeri bir ülke konuma sokulmaya çalışılıyor. ABD ve Avrupa bize bu yakıştırmayı yapmaktan hoşlanıyor ve Erdoğan hükümetini bu anlamda desteklemekten geri kalmıyor. Bu modelin Türkiye’ye uygun görülmesinin en büyük nedeni; Türkiye`de yaşanacak olan ılımlı bir İslamın, Ortadoğu Ülkelerinin Türkiye’yi model olarak seçeceklerine ve bu şekilde silaha sarılan radikal İslam`ın ortadan kaldırılacağına olan inançtan kaynaklanıyordu. Şimdi baktığımızda ise, bu modelin askıya alınmış gibi durduğunu görebiliyoruz.
Şimdi de “ılımlı bilim” kavramı ile tanışmaya başlıyoruz. Bu tanımşanın başlangıcı; TÜBİTAK’ın 42 yıllık dergisi Bilim ve Teknik’in son sayısındaki Darwin kapağı ve içeriğindeki 15 sayfasının sansüre uğrayarak, kapağının değiştirilmesi sayılıyor. Dergide Darwin ile ilgili tüm yazılar silinirken, derginin yayın yönetmeni Dr. Çiğdem Atakuman da görevden alındı.
UNESCO, Darwin’in 200. doğum yıldönümü ve “Türlerin Kökeni” adlı eserinin yayımlanmasının 150. yılı nedeniyle 2009’u “Darwin yılı” ilan etti. Tüm dünyanın en önemli bilim kurumları Darwin’i anarken, en değerli bilim dergileri yazılar yayımladı. Daha önce “Evrim Teorisi”ile ilgili iki kez kapak yapan, 42 Yıllık Bilim ve Teknik Dergisi bu defa sansüre yenik düştü ve Darwin yerine, “Küresel İklim Değişikliği” konusu kapak olarak yayımlandı.
Din nasıl siyasete alet edilmeye çalışıldıysa, bu kez de aynı durum bilime yansıtılmaya çalışılıyor. TÜBİTAK’ın kadrolaştırılmaya çalışıldığı ve bilime İslami gölgenin düşürülmeye çalışıldığını söyleyenleri haklı çıkarırcasına yapılan bu sansür uygulamasına karşın, TÜBİTAK’tan hiç bir açıklama yapılmamış olmasıda çok ilginç!
Darwin’in “Yaratılış Teroisi”ni benimsemiyor olmamız, Darwin’in bilim adına yaptıklarını göz ardı edeceğimiz anlamına gelmiyor. Öyle görünüyor ki, “ılımlı” kelimesini hayatımızın her alanına yerleştirmemiz isteniyor ve bu bağlamda, siyasetin daha nerelere etki yapabileceğini, hangi kapıları kapayıp, hangilerini açabileceğini hayal etmemiz gerekiyor.
Kategori: bilim

Adnan harun hoca yahya duymasın kapattırır siteyi valla:)
Kapatır Valla
herşeyde değişim.
bu ılımlı yaklaşımla matematiğin kesin yargılarına dokunurlar mı merak ediyorum
Jeren abla yazındaki Darwin’in Yaratılış Teorisi cümlesinin doğru şekli Darwin’in Evrim Teorisi olmalı.