Güz çorbası

guz-corbasi1Bu çorbanın malzemelerine geçmeden önce, kısaca çorbamızdan biraz bahsetmek istiyorum. Elbette aranızda “Ceren artık yemek tarififlerinede başladı” diye düşünenler olacaktır. Yok bu öyle bildiğiniz türden bir tarif olmayacak! Çünkü bu çorbanın ham maddesi yine olacak.

Şimdi sırası ile;  ilişkiler, durduğunuz nokta, gelecek ve hakkında şöyle birkaç dakika düşünün! Bütün bunların var olmasına neden olan sizden memnun musunuz? Eminim bir çoğunuzun cevabı “hayır” olacaktır. Doğrusunu isterseniz bu soruya benim cevabımda hayır! Öyleyse yapmamız gereken -insan- ham maddesini sorgulamak olmalı.

Şimdi, bizi oluşturan güz çorbamıza geçebiliriz.  İlk önce elimizdeki malzemelerin neler olduğuna bir bakalım:

Ham maddemiz ne demiştik? İnsan!

En iyi yerinden seçilmiş bir kalp,

Kalbin atmasını sağlayacak, yaşama gücü,

Yaşama gücünü verecek; , şevkat, iyilik, sadakat, dostluk, heyecan, ,

Birkaç damla, göz yaşı

Biraz ihanet

Biraz acı

Birkaç düşman

Biraz da .

Malzemelerimiz şimdilik bu kadar. Sıra geldi çorbamızı yapmaya:

Ham maddemiz insanı alalım, hayat denen tenceremizin içine koyalım, üzerine en iyi yerinden seçtiğimiz kalbimizi ilave edelim, ikisini birden biraz kavuralım. Ardından, yaşama gücümüzü ilave edip kavurmaya devam edelim.  Şimdi çorbamıza asıl lezzeti verecek malzemelerimizi eklemeye sıra geldi; özenle seçilmiş sevgi, şevkat, iyilik, sadakat, dostluk, heyecan, aşk ve mutlulukluluğu da ekledikten sonra, bir süre pişmesi ve birbirleri ile özdeşleşmesi için bekliyoruz.

Aslında buraya kadar herkesin içmeyi arzu ettiği kıvamda çorbamız hazır, ama herkesin damak tadına hitap edelim diye diğer malzemeleride eklememiz gerekir. İyice birbirleriyle özdeşleşen malzemelerimizin üstüne;  acıyı, göz yaşını, ihaneti, düşmanlığı ve nihayet yalnızlığı da ilave ederek çorbamızı bir süre daha pişirdikten sonra servise hazırlıyoruz.

İsteğe göre; servise hazırlanmış olan çorbamızın üstünü, kıskançlık, , , intikam ve kin duyguları ile süsleyebilirsiniz. – tercih sizin-

Not: Bu çoranın içine; acıyı, göz yaşını, düşmanlığı, ihaneti yalnızlığı koyarak başka bir tad elde etmeye çalışan ve bununla yetinmeyip daha ileri giderek; kıskançlık, öfke, intikam, nefret ve kin duygularını süslemek amacı ile kullanan tüm insanların, insanlığını sorgulaması gerekmektedir. Sonuçtan memnunsanız ve tüm bu karışım sizleri mutlu etmeye yetiyorsa, en azından mutlu olmayı beceremeyen bizler, sizleri tebrik ederiz…

Afiyet olsun!

guz-corbasi1

Sizler için bunlarıda karaladım


Etiketler: , , , , , , , ,
Kategori: JerenCe

4 Yorum

  1. Ne diyebilirimki, gerçekten hayatı ve insanları çok iyi tasvir etmişsiniz. Bu çorbanın son kısmını kimseye tavsiye etmem geri kalanı afiyet olsun.

  2. esmanur diyor ki:

    yazılarınızı cok begeniyorum bende cok güzel etkiler bırakıyorsunuz

  3. Ceren’cim gerçekten çok haklısın ama nefreti ve kini sen eklemiyorsun bir şekilde sana ekliyorlar herkes kendi çorbasının tad ve tuzunu ayarlıyor olsa inanki acıyıda o çorbaya katmazdı sen nekadar güzel çorba hazırlasanda oçorbaya maydonoz olanlar çokkkkkk ve bunu yapanlar çok yakınındakiler kendi lezzetlerini daha güzel kılabilmek için seninkine öfke, kin vs karıştırıyorlar

  4. Eminem, burada devreye giren “ego” oluyor ve ne yazık ki, karakterinde egoso ön planda olan insanların diğerlerini anlamalarını beklemek imkansız. Bazen herşeyi oluruna bırakmak ve inadına hayata gülümseyerek bakmak gerek. Bunu yapacak gücü bulamadığın taktirde; çorbanın tadını hep onlar ayarlamaya devam edecektir.

Yorum Yapın

İsim

E-mail

Websiteniz