
İran reform istemiyor
Doğrusu bu sefer İran’ın kabuğunu kıracağı konusunda neredeyse herkes hem fikirdi. Özellikle reformcu Mir Hüseyin Musavi’nin ilk kadın rektör olan eşi, Zehra Nahravar’ın seçim kampanyasında boy göstermesi; İran’ın muhavazakar kanadını kıracağı umudunu güçlendirmişti. Ancak beklenen olmadı ve İran tarihinin en yüksek seçmen katılımıyla muhafazakarlara yani, Mahmud Ahmedinejad’a büyük bir çoğunlukla, yeniden “evet” dedi.
İran halkının neden reform istemediğini anlamak çok zor değil aslında. Bu o kadarda kolay değil. Ahmedinejad gibi bir lideri kolay kolay gözden çıkarmaları beklenemez. Ahmedinejadla İran’ın başkalaşan yüzü, Ahmedinejat’ın kararlı liderliği, ulusal güçlere boyun eğmeyişi ve herşeyden önce yürekliliği, İran halıkınıda yüreklendirmiş ve dünyaya bakışını değiştirmiştir. Bu durumu daha fazla zorlamanın bir anlamı olmadığını düşünmüş olacaklar ki; reforma hayır demeyi uygun gördüler.
Ahmedininejad, seçildiği günden beri dünya liderleri arasında belki de çizgisini bozmayan tek lider. Ne istediğini biliyor ve isteğini açık açık dile getirmekten hiç çekinmiyor. “İsrail yok olsun, Amerika kahrolsun” demekle yetinmiyor, bu söyleminin hep arkasında duruyor. Halkın güvenini ve sevgisini kazanmış ve Humeyni dönemi hatırlanınca; rüyalarında bile göremeyecekleri huzuru sağlamıştır. Bu durumda halkın kendini güvende hissediyor olması ve başkanlarına vefa borçlarını “yeniden seninle” diyerek ödüyor olmaları şaşırılacak bir durum değil.
Bize de “yeniden hayırlı olsun” demek kalıyor…
Sizler için bunlarıda karaladım
Kategori: haber
