
İran’da durum ne olur?
Geçen yazımda İran’ın reform istiyormuş gibi görünmesine rağmen, aslında reform istemediğinden bahsetmiştim. Seçimlere yapılan onca itiraza rağmen; yeniden sayılan oylar yine aynı sonucu işaret etti ve Ahmedinejad’ı bir kez daha tastiklemiş oldu. Peki İran halkı büyük bir çoğunlukla Muhafazakar Rejim’e “evet” demesine karşın, Reformcuların dinmeyen direniş çabaları bir sonuç verir mi? Hayır! Eninde sonunda direnişten vazgeçip, gerçeği yani “şeriat düzeni”nin kolay kolay yıkılamayacağını kabul edecekler. Alternatifleri varmış gibi görünse bile, bu onlar için uzaktan bakılacak hayal olabilir ancak.
İran’da sistemin değişmesi, aslında İran’ın bölünmesi ve parçalanması anlamına gelir ki, bu zaten Amerika’nın yıllardır isteyip de Ahmedinejad’ın engeline takılarak elde edemedikleri bir durum. İran seçimlerinden sonra başta Amerika olmak üzere, pek çok batılı ülke reformcuların, sokak eylemlerini destekledi. Amerika’dan “şiddet uygulamayın!” mesajları yağmaya başladı ve tüm Dünya basını reformcuların mağduriyetini ön plana çıkardı. Diğer taraftan İran dini lideri Hameney’de doğrudan batılı ülkelerin ve Amerika’nın sokak eylemlerinde ve kan dökülmesinde etkili bir rol oynadığını ima eden açıklamalar yapmaya devam ediyor.
Musavi yanlıları bir yandan eylemlerine devam ediyor, diğer yandan aslında yıllardır var olan, ama şimdilerde adlarını sık sık duymaya başladığımız Besic Milisleri’nin saldırılarına hedef oluyor. Besic Milisleri, Devrim Muhafızlarının bir kolu olmasına rağmen, doğrudan dini lidere bağlı çalışıyor. Dini liderin açık açık Ahmedinejad’ı desteklemiş olması bile, milislerin hangi sertlikte saldırıda bulunacağını ortaya koyuyor. Reformcular, milislerden korktukları kadar, Devrim Muhafızlarından korkmuyor. Milislerin tek görevi “rejimi korumak” dolayısıyla şu noktada onları durdurabilecek tek güç dini liderleri. Rejimin tehlikede olduğu şu ortamda da Hameney’in ” saldırmayın!” diye bir emir vermesi imkansız.
Sonuçta İran’da tarihinde ilk defa seçimlere bu kadar yoğun ilginin gösterilmiş olması, devrimi yıkmayı başaramadı. Reformcular, yaşadıkları kabus dolu günlerden sonra; Ahmedinejad ve Muhafazakar Rejime boyun eğerek sukunete girmeye mecbur!
Sizler için bunlarıda karaladım
Kategori: dikkat çekenler
3 Yorum
Geri İzleme & Pingback
-
İran’da durum ne olur? | Top 100 Blog
[...] Oku: İran’da durum ne olur? VN:F [1.4.8_745]please wait…Rating: 0.0/10 (0 votes cast) Etiketler: abd, devrim, devrim [...]

Güzel yazmışsınız lakin şahit olduğum bir şeye değinmek istedim; İran’ın hiç bir zaman görmezden gelinmemesi gereken bir unsuru daha var ki o da; iç istihbarat teşkilatı. İran’da bulunduğum süre içerisinde İran halkının kendisinden olmayana ne kadar tedirgin bir yaklaşım sergilediğine şahit oldum. İran kapalı kutu fakat İran’da aileler de kendi içlerinde birer kapalı kutu. Böyle bir korku rüzgarı estiriliyor. Reform isteyenlerin sayısının daha fazla olduğunu düşünüyorum fakat korkudan çoğu sesini çıkaramıyor. İnsanlar ilk başta rejim taraftarı bir duruş sergilese de biraz samimiyet kurduktan sonra içlerini döküyorlar. İran’lı bir tiyatro yönetmeninden “Kimsenin Hamaney’i taktığı yok, herkes korkudan öyle davranıyor” cümlesini duyabilmek için altı gün boyunca adamla samimi olmanız gerekiyor. Aslında İran devrim istiyor fakat yenmeleri gereken bir korku var.
Peki Babil, o zaman burada sorulması gereken başka bir soru daha var; madem Hamaney’i kimse takmıyor, neden korkuyorlar? Korktukları Hameney’in milisleri değil mi zaten?