
Ofsayt pozisyonunda 1-2 Saniye
Dün eski bir tanıdığa rastladım. Eskiliği geçen zamandan değil, eksilen anılardandı. İki ayrı kaldırımın, iki ayrı yönünde ilerlerken; Erman Toroğlu’nun “Ağır çekimde gönder Uğur!” dediği, 1-2 Saniyelik ofsayt pozisyonundan ibaret bir rastlantıydı. Saniyelerin kısalığı, geçmişi ağır çekimde yeniden hatırlamaya engel değildi. Hatta o 1-2 Saniyelik ağır çekim, belki de uzun zamandır yapmadığınız, geçmiş analizi için epey uzun bile sayılır.
1-2 saniyelik, ağır çekimde sadece yüzlerin değil, anılarında eskiyebileceğini anladım. Anılar da eskirdi. Onlar eskirken, siz taze mi kalırdınız? Hayır! Geçmiş hanesine yazılan her eski anı, sizden bir parçanın biraz daha fazla tozlanmasına neden olur. Zamanla eski haneniz, yeni hanenize fark atmaya başlayınca; tozlanmış parçalarınız da çoğalır ve artık eskiyen sadece karşı kaldırımın, karşı yolunda ilerleyen, 1-2 Saniyelik ofsayt pozisyonunda kaldığınız O eski tanığın yüzü değil, sizin de yüzünüz olur.
Bazen düşünüyorum da çok tuhaf geliyor; eskiyen elbiseler atılır, eskiyen mobilyalar, yenileriyle değiştirilir, eskiyen yol yapılır, eskiyen telefon, eskiyen araba kısacası maddi değeri olan herşey eskidiğinde, yenilenir. Peki, ama insan eskisi nasıl atılır mı? “Bu arkadaşım epey eskidi, sıkıldım, yenisini alayım.” ya da “Hadi, yüzüm eskidi, değişreyim” diyeniniz var mı? Ancak Ajda Pekkan kadar olabilir. O’da yüzünü değiştirmiş olmuyor.
Ne yazık ki, eskilerimizin kıymetini bilemiyoruz. Yerine yenisini koyduğumuz her eskinin daha iyi olabileceği fikri, onun da yerini bir yenisine devredinceye kadar sürer…
Dün yaşadığım ofsayt pozisyonunda 1-2 Saniye, eskimişliğimin izdüşümünden ibaretti!
Sizler için bunlarıda karaladım
Kategori: JerenCe

Yazı bana Herakleitos’u hatırlattı. “Aynı suya iki kez giremezsin hem su değişmiştir hem de sen” derdi büyük insan “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.” de dermiş. Doğa’da her şey her an değişim içinde buna meydan okumaya çalışmak doğaya karşı gelmekten ve acizlikten başka bi’ şey değildir bence. Yazı için teşekkürler.
Not: Başlık yanlış olmuş sanki.
Haklısın Erhan, zamanı kontrol altına almak ve değişimini engellemek bizim elimizde olan birşey değil, ama en azından elimizde olan değişimleri engelleyebiliriz.
Not: Uyarı için teşekkürler.