
‘Tanrım Bizi Türklerden Koru!’ Leyla Çoşan
Leyla Çoşan, 16. Yüzyılda Almanların, türklerden korunmak için yaptığı duaları derleyip, işte bu kitapta bir araya getirmiş; “Tanrım Bizi Türklerden Koru!” Övünülecek bir tarihimiz var mı yok mu tartışılır, ama bu gün hala Avrupa Birliği’ne girmek için diretirken, Avrupalıların geçmişten süre gelen, hiç tükenmeyen kin ve nefret duygularının Avrupa Birliği’nin sadece hayalden ibaret kalacağının göstergesi olduğu sanırım tartışılmaz…
Leyla Çoşan’ın kaleme aldığı kitap beş bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Osmanlı’nın kuruluş, genişleme ve çöküş dönemi, ikinci bölümde dualar ve ilahiler, üçüncü bölümde Türklere karşı yazılan dualar içeriklerine göre sınıflandıralarak aktarılıyor, dördüncü bölümde Almanya’da yayınlanmış Türklerden korunma duaları listelenerek fikir veriliyor, son bölümde ise kilisede Türklere yönelik yapılan vaazlar işleniyor. Leyla Çoşan’ın Avrupa arşivlerinden yola çıkarak ele aldığı bu kitap; Avrupalıların Türklere bakış açısını açıkça ortaya koyuyor. Özellikle İstanbul’un fethinden sonra deccal olarak adlandırılan Türklerin, günümüz koşullarında hala aynı şekilde değerlenrildiğini görmek mümkün. İşte özellikle gençlerin ve çocukların yapması istenilen bir dua örneği:
“Yüce İsa, yaşayan Tanrı’nın oğlu, bizim kurtarıcımız ve huzur verenimiz. Sana sesleniyoruz pişmanlık dolu bir yürekle ve senden acizane bizi duymanı istiyoruz. Zalim Türk tiranı hiddetiyle, Hıristiyan kralıkları ve ülkelerine bütün gücüyle saldırmayı ve savaşmayı, kılıç ve ateşle, yağmalama ve zindanla tamamıyla yıkmayı, Hıristiyanlık inancını yok etmeyi ve bunun yerine lanetlenmiş batıl inancını yerleştirmeyi hedef edinmiştir; Bizleri ise, senin kutsal adını hiçe sayarak ve hakaret ederek ve Hıristiyanlık inancının değerini düşürerek, vahşice boyundurukları altına almak istiyorlar.
Bize merhamet göster Yüce İsa. Kana susamış zalim düşmanın gücünü ve tiranlığını yık ve kır, bizleri onun ellerine bırakma ki o da tüm gururu ve inadıyla demesin: Nerde şimdi Hıristiyan Tanrısı?”
Sizler için bunlarıda karaladım
Kategori: dikkat çekenler

Yakin tarihimizdeki basarisiz Avrupa Birligi macerasini ve Almanya gocu sonrasinda Avrupa ulkelerinde olusan sark kurnazi Turk imajini dahil etmezsek, kesinlikle ovunulecek bir tarihimiz var.
Fransızcada birebir çevirisi Türk kafası anlamına gelen bir deyim bilem var:) asıl anlamı ‘vur abalıya, köylü kafası” gibi bişey))
21. YY.’da hala 500 yıl öncesinin fatihleriyle övünmek aslında biraz acınacak bir durum değil midir? Yanlış anlaşılmasın elbette tarihe sahip çıkılmalı, bu çok önemli ama böyle bir tarihten sonra kalkıp adamların kapılarında sürününce her şey altüst oluyor… Hem adamlardan borç dilen hem de biz eskiden senin ananı ağlatıyoduk diye hava atmaya kalk:) adamlar malum taraflarıyla güler elbette:)
Övünmek değil de hayıflanmak aslında. Şanlı veya şansız dünyanın yarısına hükmeden bir tarihe sahip ol, ama o tarihten sonra Avrupanın kapısında sürün. Elbette onlarda keyfini çıkarıyor böyle. Yazık!