Denge

psychologist-Mantığınız size gerçeğin ne olduğunu söyler, ancak duygularınız sizi yanıltmaya devam eder. Mantığınıza ters düşen  durumlarda “” demeniz gerekirken, “evet” diyerek kendi içinizde yaşadığınız çelişkiyi perçinlersiniz. Öyleyse doğru nedir? Yanlış nedir? Duyguların sesini dinlemek mi? Mantık çerçevesinde kararlar vermek mi? Aslında ikisi de yanlış. Eğer mantık ve birbirini dengeleyemiyorsa, çelişkiler yaşamaya devam edersiniz.

Her zaman herkesi aynı anda mutlu edemezsiniz… -Hoş etmeli misiniz, o da ayrıca tartışılması gereken bir konu- Kendinizi mutlu edemezken, bir başkasını mutlu etmeye çalışmanız da başka bir yanılgı olabilir. Belki de önce buna karar vermelisiniz; kendi mutluğunuz mu, yoksa diğerleri mi…? Sadece kendi mutluğunu düşünmek , kendi mutluğundan daha çok diğerlerini düşünmek aşırı fedakarlık. İşte yine aynı noktaya yani dengeye varıyoruz. Dengeyi kuramadığımız zaman mutlaka ya bencilliğe ya da aşırı fedakarlıktan bezmişliğe düşebiliyoruz.

Söz verdiğim gibi “psikopat” ya da “takıntılı” mıyımı, konunusunda uzman olan bir ‘a sordum. Verdiği cevaplara geçmeden önce  de özellikle denge konusuna değinmek istedim. Tahmin edeceğiniz üzere “takıntılı” ya da “” olmadığımı tescillemeye ihtiyacım yok ve Psikolog‘umun bu konu üzerinde hiç durmadığını da söylememe gerek yok. Ama tüm bunların yanında “hayır” diyememekle ilgili bir sorunum olduğu doğru. Yani dengeyi sağlayamadığım…  Tuhaf olan şu ki; 45 Dakika’lık seyans sonucu problem olarak karşıma “hayır” diyemiyor olmam ve aşırı bağlığımın çıkacağını hiç düşünmemiştim. “Hayır” diyememek, evet bir yere kadar sorun teşkil edebilir, ama bağlığın da sorun teşkil edebileceği hiç aklıma gelmezdi.  Benim için ilginç bir deneyim oldu. Her insanın bu deneyime ihtiyacı var aslında. Sizde gizli kalmış, kendinize bile itiraf edemediğiniz sırlarınızın, teker teker ağzınızdan dökülüyor olmasına çok şaşıracaksınız. İtiraf etmeliyim ki; sırf maksat gitmiş olsun düşüncesindeydim, ama şimdi bunu neden uzun zaman önce yapmadığımı düşünüyorum.  öncesi bir arkadaşım ” Psikolog’a giden herkes ilk seyansda ağlar” demişti. “Ağlayacak ne var?” diye düşündüm, ama zırıl zırıl ağladığımı itiraf etmeliyim. Üstelik hiç beklemediğim bir konu üstünde konuşurken, hiç beklemediğim bir sorunun sorulmasıyla  gafil avlandım… Benim için faydalı bir görüşme oldu mu? Çok emin değilim, ama doktorum; “Hayır demeyi, aşırı fedakarlıktan vazgeçmeyi, aşırı bağlılıktan kurtulmayı öğrenene ve uyku sorununu çözene dek seyansları aksatmayacağız.” Dedi!

Bunlar öğrenilebilir şeyler mi? Bilemiyorum, o nu da zaman gösterecek, ama bildiğim birşey var ki o da; bu hayatta dengeyi kuramadığınız sürece olan hep siz olacaksınız…

Sizler için bunlarıda karaladım


Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,
Kategori: JerenCe, Sadece insan

Yorum Yapın

İsim

E-mail

Websiteniz