
‘Gidiş Gelişler’
Kanatlardır beni gül kokulu yare yaklaştıran
Günahlar tutkumu kalbimden söküp
Bembeyaz bir tülbentte… aklaştıran
Soyunurum ve çırılçıplak kalırım üzüm salkımları aralandığında
Yaşlı bir arı gülümseyip peteğini verir bana
Düellolar kazandı kollarım
Aşk ilaçları tadıp durdu
Tanrıdan gelen sunağım
Yeşiller giymiş bir çift göze düştüm
Kör olmuş ateşlerle oynaştım.
Büyülü şarkılar dolandı dilimdeki zincire
Bütün alemlere iyileştiren dualar yolladım…
Kul bildim kendimi
Yollara uğurlandım
Kül ettim acıyan etimi
Dağlara tırmandım
Yarenliktir
Beni gönül ölüşlerine taşıyan
Kararan elbiselerimi ellerimle yıkayıp
Gözyaşı ağacının kollarında aydınlatan
Sarhoş yapar mayhoş benliğimi
Ağaçlardaki yasak meyveler.
Kör kalır gözlerimdeki renkler
Bir tek ağlayan ve ağlatan güzelin rengidir ışıyan
Tapındım ölenler aşkına kalbimdeki Tanrı’ya
Bağdaş kurup barış çubukları içtim
Dize gelsin diye dünya
Karalım beklemeden iyilik yapanları kucaklayıp
Demlenmiş bir mutlulukta beklettim
Kasırgalara bıraktım çirkin ruhları
Yalnızca çiçek memeli kadının aşkından geçtim
Kul bildim kendimi
Yollardan ağırlandım
Kül ettim acıyan etimi
Dağlardan ışınlandım
Kaybetme beni hayat
Karnımın en yumuşak yerinde taşı buruşmuş kalbimi
Çünkü çiçekler kadar çok sevdim ben,
Benimle paylaştıklarını ve uzaktaki ‘Gidiş Gelişler’sevgiliyi baktabul
Koktun… Koktun… Hep koktun
Güzel tatlar bıraktın soluduğum havaya
Yarı aralık duruşlarla bakardı dünya
Düşlere rengarenk bir
yaşam sunan boyacılarına
Dinledim… Dinledim… Hep dinledim
Gün doğumuna kadar uzayan gizemli şarkılar duyurdun kulaklarıma
Sonra gözlerinden düşmüş bir gece gibi ortalıklarda
dolaşıp dağılmış saçlarımı taradın
Efektler verdin içi dışına taşmış
Çatlamış dudaklarıma bir aşk yaprağı kondurdun
Çıkarttın tamamlanmış sihri dışarıya
Büyü… Büyü… Büyü…
Büyü… Büyü… Büyü…
Daha çok büyü ve kuşat her yanımı
Karanlıklar aynamı kır ve son şarkımın çöller bölümüne götür beni
Ask… Ask… Yalnızca bir demet aşk adına…
Sizler için bunlarıda karaladım
Kategori: JerenCe

dinlemesi de güzel söylemeside