Arşiv ‘ JerenCe ’ Kategorisi

Bu soru bir hafta önce bana yöneltilmiş olsaydı; cevabım hiç bir fikrim yok olurdu sanırım. Çünkü; bana göre lünüx, daha önce hiç tanışmadığım bir işletim sisteminden ibaretti.

Söz konusu olunca, ünde şart olabileceğini inanın bende yeni yeni kavrıyorum. Peki neden ? En önemli sebebi, kesinlikle eğer yapısını kullanacaksanız, Windos ile veri tabanınız üzerinde müdahele etmek gibi bir durum çok ama çok kısıtlı oluyor. Nasıl yani? Şöyleki; dosyalara chmodda hiç bir şekilde müdahele etme yetkiniz yok! wp-admin, wp-content/theme, wp-content/plugins ve diğer bütün dosyalar için izinler sadece 666′yı içeriyor ve bunu değiştirmek en azından sizin tarafınızdan mümkün değil. (more…)

Doğrusu bu defa gerçekten ümidimi kesmiştdim! Kısmende olsa, eksikliklere rağmen yeniden bu sayfada yazıyor olmam mucizevi bir durum. Daha önce yaşamış olduğum tecrübelerden ders aldığımı ve aynı hataları tekrarlamayacağımı zannediyordum ama malesef insan hataları tekrarladıkça deneyim sahibi olabiliyormuş.

Kahrolası hizmeti sunan, sunduğunu zanneden üç, beş kendini bilmez yüzünden üçüncü kez aynı durumla karşı karşıyayım. İlkkinde tamamen bilinçsiz olduğum için malesef 400′ün üstünde girdim yok olmuştu. Evet tamam önemli bir unsur diyip; düzenli almam sonucu ikinci kazayı sorunsuz atlattım. (more…)

9 Haziran 2008

Çiçekleri çok sevmeme rağmen, uzun yıllar evimde çiçek besleme cesaretini kendimde bulamadım. Çünkü; bana göre evde çiçek beslemek ya da evcil bir hayvan beslemek aynı sorumlulukları gerektirir. Zamanında suyu verilmeli, güneş görebilmeli, zaman zaman toprak havalandırlılmalı v.s. Bu görevlerden bir tanesini aksatırsam çiçeklerimin sağlıklı yaşayamayacağını bildiğimden, çiçek besleme riskini almak istemedim. Tabi bu bahsettiğim durum iki yıl önce değişti. (more…)

“Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yapacağımız yolculuktur” İtalyan yazar Susanna Tamaro’nun, ‘Yüreğinin Götürdüğü Yere Git’ adlı kitabının en can alıcı cümlesiydi bu!

Neredeyse bu kitabı okumayan ya da adını duymayan yoktur sanırım. Kitabın yayınlandığı günden beri; hepimizi yüreğimizin götüreceği noktaya varma telaşı aldı. Yüreğinin sesine kulak verip, götürdüğü yere ulaştığında mutluluğu yakalayabilen kaç kişi vardır bilmiyorum. En azından benim yüreğim beni yanıltı, onu biliyorum.

Her zaman o iç ses doğruyu söylemeye biliyor! Sanırım bu durumda mantığın ön plana çıkıp, iç sesi yönlendirmesi gerekiyor ki, asıl o zaman içimize yaptığımız yolculuk sonucu yanılgılar yaşanmaz. O iç ses; mantığı çiğneyip, yükselmeye başlayınca, biryerlerde yalnış olduğunu farketmenin zamanı gelmiş demektir. (more…)

Uzun zamandır görüşmediğiniz biri, birden sizi arar ve ” bana büyü yapılmış, tariflere göre o sensin” derse ne yaparsınız? (Bir önceki yazımda dilediğim efekti diliyorum şimdi. Hatta bakla açan bir animasyonu iyi giderdi.)

Kendimden şüphe duymaya başladım :( Acaba diyorum bir çeşit telepati yolu ile yapmış olabilir miyim? Olay şöle gelişti: bir gece, (yoga yapmaya heveslendiğim gecelerden biri olabilir bu.) gayet konsantre, bağdaş kurmuş vaziyette ve işaret parmaklarımla şakaklarıma hafif bir baskı uygulamaktayken (Bu esnada hıımmm filan diye bir ses çıkarıyorumdur muhtemmelen) telepati kurmayı başarıp, bütün kötü enerjimi yöneltmiş - işi, gücü, ı mahvolsun- büyüsü yapmış olabilirim. Okadar etkili bir büyü yöntemiki bu anında etkisini gösterir ve gerisi malum :)

Şimdi erkeklere kızıyorum bazen ve tepki olarak ” feministsin” filan tarzında eleştiriler alıyorum. Erkeklerin taktiklerinden biri bu bahsettiğim hadise. Tabi ucuz yollu, cehaletin küresinde yer alan erkeklerin…. (more…)