Son günlerin diyemiyeceğim, uzun yıllardır hatta kendimi bildim bileli bitmeyen tartışmanın adı,” türban.” Bu konuda bir yazı yazabileceğimi bile düşünmezdim, zira son derece saçma bir konu olduğunu düşünüyorum. Neden saçma? Çünkü; insanların din, dil, ırk gibi özgürlüklerini ifade şekillerinde baskı yaratılıyor olması, üstelik bunun bir siyaset aracı olarak kullanılmasından daha saçma ne olabilirki. Aslında içimden geçen bırakın üniversitelere rahatlıkla türbanlarıyla girsinler, demek geçiyor. Ama bunun siyasi bir kaygının ötesinde birşey olmadığını biliyorum. Siyasi kaygı taşımayan insanların türban sıkıntısı yok ki! Sıkıntı varmış gibi gösterenlerinde türbanla alakası yok. Tanıdığım pek çok türbanlı şu an üniversiteden mezun olmuş ve iş hayatına atılmış, son derecede başarılı olarak hayatlarına devam etmekte. Şimdi; hükümetin, askerin, rektörlerin ve halkın dilinde sakız olan zavallı türbana sorsanız, o bile “yeter artık, insaf beni rahat bırakın” derdi. Haksız mı yani? Gerçekten yeter bıktık artık. Daha önemli sorunlarımız yok mu sanki? Ya benim alimin, akrabalarımın yüzde 90′ı hatta fazlası kapalı ve ben hiç onların ağzından böyle bir sıkıntı duyadım. ” Delinin biri kuyuya taş atmış” hesabı biri türbanda sıkıntı var dedi herkes ayaklandı. Bırakın bunlarıda siz başka şeylerden bahsedin. Ekonomiden bahsedin mesela. Bu gün YTL tarihinin en değerli anını yaşıyor ama, biz buna sevinemiyoruz bile. İhracatçı kan ağlıyor, esnaf kara kara düşünüyor sonumuz ne olacak, halk sofrasına ekmek götürmenin her geçen gün daha zorlaştığından şikayetçi ama, hayır bizim çözmemiz gerek türban sorunumuz var. Terör her geçen gün biraz daha fazla kendini hissettiriyor ama, bizim türban sorunumuz var. Birliğimiz bütünlüğümüz tehlikede ama, bizim türban sorunumuz var. Kürtler, kürtçe eğitim istiyor; “milletin dili” değişsin diyor, bir Kuzey Irak modeli çizilmeye çalışılıyor ama, bizim türban sorunumuz var. Neredeyse unuttuk; örf, adet, gelenek ve göreneklerimizi. Laik bir ülkede yaşadığımızı da unutmak üzreyiz. “Ilımlı islam ülkesi Malezya ya benzermiyiz acaba?” sorusu herkesin beynini meşgul ediyor ama, kimse kalkıpta türbanın anayasada neden var olması gerektiğini sormuyor. Evet evet bizim türban sorunumuz var!
Türban serbest olsun ya da olmasın, bu çokta önemli değil bence. sonuçta başını örtmek isteyen örter, istemeyen örtmez. Bu Cumhuriyet’in kuruluşundan beri böyle, bundan sonrada böyle devam edecek. Kimse zorla annesinin başındaki örtüyü çıkarmaya çalışmıyor sanırım. Ya da zorla kız kardeşine örtürmeye de çalışmıyor. Kişiler kendi tercihlerini kendileri yapar. Aile baskısı yüzünden türban takmak zorunda olanla, rektör baskısı yüzünden türbanını çıkaran da aynı kaderi paylaşıyor okadar.
Hz. Mevlana ne güzel söylemiş; “Nice elbiseler gördüm içlerinde insan yok, nice insanlar gördüm üstlerinde elbiseler yok.” Doğru söze ne hacet. Mühim olan elbisenin içindeki insan olsa gerek, dışından kime ne?