Arşiv‘ bilimkurgu ’

7 Kasım 2008

“Bir varmış, bir yokmuş ….. Onlar erdi muradına, biz çıkalım kerevetine!” Bütün masalların başı ve sonu böyledir. Onları masal yapan, var ve yok, mutlulukla biten son olmaları. Çocuklar bilirler; masallar gerçek değil, ama anlatılmak istenen temaları gerçektir. Çocukla, yetişkini birbirinden farklı kılan da budur belki! Yetişkinler, masalların gerçek hayatta olabileceğine inanmaz, “hayal ürünü, zırvalıklar” olarak görürler. Yetişkinler için bunlar, sakıncalı hayallerdir! Sonu mutlu biten bir hayal ancak, çocukların kurabileceği hayallerdir.

Gerçek hayatta bir “iyilik perisi” yoktur, ama çocuklar o iyilik perisinin gerçek olduğuna inanır çünkü; “iyilik perileri” sadece iyi insanları korur, iyi olmayı başaran her çocuğun bir perisi mutlaka vardır. Hayallerinde özgürdür onlar; “Süpermen” gibi uçamayacaklarını bilirler, ama “Süpermen”in insanlığı kurtarmak için yaratılan bir karakter olduğunu ve çocuk dünyalarında, ihtiyacı olan insanlar için özgürce uçabileceklerini hayal edebilirler. Yetişkinler, saçmalığından dolayı değil, özgür olmaktan korktukları için bunu hayal edemezler. (more…)

Daha önce, X Bilinmeyen Dergisi‘nden bahsetmiştim; Zozo, bu dergide okuduğum Bilimkurgu hikaye kahramanlarından biri. Bilimkurgu hikayeleri, hayal gücünü geliştirme, iyimser düşünme ve daha önemlisi beyin jimnastiği için önemli eserler bence!

Zozo’yu buraya taşımamın başka bir sebebi var tabîî, ama kısaca Zoz’yu tanıyalım; Zozo, gezegenleri olan Rötar’dan hiç dışarıya çıkmamıştı, ama merak ediyordu, “uzayın bir sonu var mı?” Bu merakı onu sürekli gezegenlerinin dışına çıkmaya teşvik ediyordu. Ve nihayet bir gün, bir uzay gemisi çaldı ve uzayın dışına çıktı. Aklında bir tek şey vardı, “uzayın sonu.” Bir tüpün içinde uyuyarak, tam 1 Yüzyıl sonra uyandığında milyonlarca gök taşının üzerine geldiğini gördü, sanki başka bir boyuta geçmişti ve o boyutta başka evrenler de mutlaka olmalıydı! Uzayın sonu bir türlü gelmiyordu, “mutlaka gelmeliydi, ama… (more…)

3 Ekim 2008

“Gün gelecek insanlar doğa ortasında, doğadan kopuk yaşayacaklar ve normal ulaşımlarını bile iletim araçlarıyla sağlıyacaklar.” Hayal sınırlarınızı ne kadar zorlayabilirsiniz ki? Bilinmeyenin ötesine geçebilir misiniz?

Belki yakın değil, ama uzak gelecek için; teknoloji, bilim ve bilimsel araştırmalar ışığında olası muhtemel pek çok hikaye, senaryo ve romanlar yazılmış, bunların pek çoğu meraklıları için sinemaya uyarlanarak, uzay gemisi, yaratık, robot, tablo, ütopik kent kurguları ile görsel hale getirilmiştir.

Bilim ve bilimkurgu severleri birleştirmek ve bilimkurguyu sevdirmek, amatör genç ruhları bulup, ortaya çıkarmak için; 1976 Yılın’da yayınlanmaya başlayan  X Bilinmeyen Bilim Kurgu Dergisi,  (more…)

Varolduğunu zannettiğimiz 2 cinsiyetin aslında olmadığını söylesem… “Saçma” diye düşüneceksiniz, ama aslında böyle bir yer var! Tamamen cinsiyetsiz bir yer mevcut. Herhangi bir canlının barınmadığı bir yerden bahsettiğimi zannediyor olabilirsiniz, değil… Canlıların yaşadığı, ama cinsiyetlerinin olmadığı bir yer bu!

Bir Dünyalının uzaya yaptığı seyat sırasında keşfettiği, “Gethen” adlı gezegende yaşayan herkes cinsiyetsizdir.  Gethen’de ne kadın erkektir, ne erkek kadın, aynı zamanda da; hem kadın, hem erkektir.  Kemmer adı verilen, her ayın kısa bir döneminde birbirlerine dokunduklarında biri erkek, diğeri kadın haline gelir, ama bu tamemen rastgele oluşan bir cinsiyettir. Başka bir ayın kammer döneminde; daha önce kadın olan erkek, erkek olanda kadın olabilir, aynende kalabilir. Yani tamamen tesadüfi bir durumdur. Çocuk meslesi mi? Anne ve baba olmak için cinsiyete gerek yoktur, herikiside anne, baba olabilirler. (more…)