Arşiv‘ blog ’

Facebook’un son günlerdeki en popiler uygulaması, “çete savaşları.” Henüz bu savaşa katılmayı düşündüğümü söyleyemem. Popileritesi hayret verici düzeyde. Öyleki; sırf bu yüzden Facebook hesapları bloke olan kullanıcılar var. Davet sistemi ile uygulamaya dahil olabiliyorsunuz ve durum böyle olunca çok fazla davet gönderme izni verilmiyor.

Çeteciler bunun çözümünüde bulmuşlar; pek çok forum ve fan blogları oluşmuş bile. Hele şurada örneğini göreceğiniz bir fan blog var ki, tasarımı ile Facebook’u aratmayacak cinsten.  Facebook hesabınızda yasaklar ve kural ihlal gibi durumlarda uyarılar ve sonrasına hesap aktivesini sonlandırmaya kadar giden bir süreçle karşılaşılıyor. “Çete savaşları”uygulamasının kendi içinde yer alan tartışma panosundan davet istemek ya da davet göndermek için attığınız mesajlar, bir müddet sonra spam olarak algılanabiliyor. Bazen de üst üste atılan mesajlardan dolayı mesaj barajına takılıyor ve uyarı alınıyor. İşte cete savasları.org bu sorunları ortadan kaldırmak ve dilediğiniz gibi hem davet gönderip, hem de olan davetleriniz için sınırsız, limitsiz ve hesap kapatılma kaygısı duymadan çağrı yapmak, gönlünüzce mesaj atmak adına hazırlanmış bir sistem. (more…)

25 Eylül 2008

Malum günlerdir blogun tasarımı ile meşgulüm. Yine çöktü demekten artık nefret ediyorum, ama malesef evet yine çöktü. Bu sefer bu detaylara girmeyeceğim.

Tasarım sırasında en çok araştırdığım konulardan biri, RSS butonları oldu. Şöyle temama yakışacak şık bir RSS butonu oluşturma telaşındaydım ve inanılmaz güzel butonlarla karşılaştım. Malum temam için en uygun pembe renkli bir buton olacağı için; yan tarafta gördüğünüz üzere kendim için pembe butanları tercih ettim. Bu arada Blograzzi ve Techonarati’yi de özeleştirmeyi ihmal etmedim.

Bulunabilecek en güzel butonları ararken farkettim ki, yeteri kadar kaynak yok. İşte size birbirinden güzel yüzlerce çeşit RSS butonu. Temanızın rengine uygun bir buton, hatta yüzlerce ikon bulabilirsiniz. 1 2 3 4

Aslında bu yazıya, “bir varmış bir yokmuş” eskiden “blog” diye bir şey varmış diye başlamak en doğrusu olur.
Uzun zamandır takip etme arzusu duyduğum blogların sayıları, gün geçtikçe azalmaya devam ediyor. Başlangıçta blog kavramını anlayabilmek, eksiklerimi giderebilmek,  iyi bir blog yazarı olabilmek adına, özellikle teknik detaylar hakında tecrübelerinden ve fikirlerinden faydalandığım  ve hala takip etmeye devam ettiğim üç-beş blog var, çok şükür.

Birkaç zamandır gözlemlemeye çalışıyorumda, bloglar arası çöplük savaşının ortasında kalmış gibi hissediyorum kendimi. Blogger, iyi-hoş günlük tutma arzusu duyan insanlara bedava blog olanağı tanıyor, ama bence blog camiasının kalitesini düşürüyor. Önüne gelen bir blog  hesabı oluşturuyor. Mahalle ağzı, argo hitaplar, o hitaplara aynı şekilde cevap alan yorumlar, bel altı mevzular. Helede bunların kendi hemcinslerim tarafından çok daha büyük iştahla, meze yapıldığını görmek; hem hayrete düşürüyor, hem utandırıyor.
(more…)

Hala varmı bilmiyorum, eskiden kadınlar toplanır biryerde beş çayı niyetine (içinde dedikodunun bol olduğu, birbirlerine hava atma ortamı yakaladıkları için rüküş ötesi kıyafetlerin sergilendiği) sözüm ona eğlenceler düzenlenirdi. Şimdilerde bir başka moda varki bunun pek kadınlarla ilgisi yok, bir birinin klavyesini kırmak için bir araya toplanmış blog yazarları matinası var. Kadınların kıskançlık ve dedikoduları herkese malzeme olurya ( haltetmişler), birde bizim blog camiasınındaki dedikodu, dırdır furyasını görseler ne malzemeler çıkarırlardı merak ediyorum. Haa bunların içinde tek bir kadın olmadığınıda vurgulamak isterim. Gereksiz bir sürü tartışma; blog nedir, blogcu nedir? Herkes birbirine bu konu hakkında caka atmaktan başka birşey yapmıyor. Kime ne yada kime göre blog veya blogcu? Blog ( günce) kişiye münhasır değilmidir ki, doğru yada yalnış olduğu eleştiriliyor anlamış değilim.  Konuşurken sesini yükseltmek, karşıdaki insanın bunu daha iyi anlayacağı anlamına geldiği fikrini savundukça, hit almak, iyi blogcu olmak yada Türkçe’yi Bülent Ersoy gibi konuşmak birşey ifade etmez. Matine dedim de, matinelerde birde sesinin güzel olduğunu zannederek ( birileri bunu ona inandırmıştır)  mikrofonu kapıp sahneye çıkanlar vardırya,  bizim blogcu dostlarımızdan bazılarıda aynen sesim güzel ( bana öyle dediler) ( sadece yorumlar) düşüncesiyle heryere bulaşmaktan, her taşın altından çıkmaktan zevk alıyor olsalar gerekki ben buna çok gülüyorum ( kişi yada kişiler, herkes kendini bilir).  Lafı uzatmadan efendim, bizler bir araya gelip, Türk blog camiası nasıl daha iyi yerlere taşınır tartışması yapamadıkça, Piramitler daha çoooook iç edilir .

Myspace ve facebook gibi Sosyal ağlar, blogger ve blogcu gibi blog servisleri, flickr ve benzeri fotoğraf servisleri, e-posta adresleri, anlık mesajlaşma servisleri ile birlikte; internetle henüz tanışanların bile artık çok kısa zamanda bir kaç tane profili oluyor. (more…)