Arşiv‘ duygu ’

Ben sen gibi olduktan sonra, ben olmamım anlamı yok! Böyle bir atasözü var mıydı? Bilmiyorum, ama yoksa da hislerime tercuman olduğu için uyduruverdim.

Çekirdekten başlayıp; önce ailesel baskı, çevresel baskı, toplumsal baskı, bireysel baskı, işte baskı, sıralama okadar uzun ki saymakla bitmez… Peki neden? Herbiri kendi değer yargılarını, kendi düşünce ve yaptırımlarını zorla bir başkasına adapte etme uğruna, elitik bir dikta stratejisi izleyerek kabullendirmeye çalışıyor. Peki bireyin tek başına karar verme yetisi yok mu?

Baskılardan bir veya birkaçını ekarte edebilirsiniz, ama mutlaka baskı uygulamaya devam eden birileri gelip hayatınızı, sizin adınıza yönlendirebileceği konusunda sizi ikna etmeye çalışır. Sizin fikirlerinizin, duygu ve düşüncelerinizin bir anlamı yoktur. Bazen en yakınınızda olduğunu zannettiğiniz kişi bile, sizin düşünme yetisinden yoksun olduğunuzu; ” ama bak sen farkında değilsin, ama bak senin iyiliğin için, ama bak seni sevmesem..” gibi artık gerçekten klişe olmuş cümlelerle yüzünüze vurmaya devam eder.

(more…)

Lafa gelince  bir başkasına akıl vermekte üstümüze yokturda, söz konusu kendimiz olunca malesef o akıllar pek işe yaramaz.

Mantığımızın sürekli doğru seslerle bizi yönlenlendirmesine rağmen, o sese var gücümüzle kulaklarımızı tıkarız.

Yolunda gitmeyen bir ilişkisi mevcuttur ve bu ilişki her iki tarafada zarar verme noktasına varmıştır. Taraflar tam gaz ilerlerken; belki bilerek, belki de bilmeyerek birbirlerine hayatı dayanılmaz hale getirir. Sürekli ayrıl, barış konumunda ( eğer birde mazoşist duygular söz konu ise) sorunları belkide görmezden gelerek birbirlerini yıpratmaya devam ederler ( gün gelir boyumuz 1cm uzar ümidi ile) (more…)