Dünyada 1 milyon çocuğun seks ticareti için kullanıldığını, yine milyonlarca çocuğun askeri çatışmaların ortasında olduğunu, sokaklarda para için dilendirilip, çalışmaya zorlandıklarını ve kimsesizliğe terk edildiklerini anımsayınca; doğal olarak hiç haberimiz olmayan ÇHG’nün sadece sosyete de kutlandığını söylemekle hata yapmış olmam sanırım…
1989 yılında onaylanan Çocuk Hakları Sözleşmesi (ÇHS) tarihte en geniş kabul gören insan hakları belgesi olarak, Birleşmiş Milletler üyesi 191 ülke tarafından onaylanmıştır. Türkiye ise, bu sözleşmeye 1995’te imza atmış. ÇHS ile çocuk haklarının korunması amaçlanmış ve taraf devletlerin sözleşme maddelerine uyma gereği hükme bağlanmıştır. Sözleşmenin maddelerini okuyunca sizler de benim gibi şaşıracaksınız, zira hangi gezegenden bahsedildiğini ben pek anlamış değilim. (more…)
Arşiv‘ evren ’
Daha önce, X Bilinmeyen Dergisi‘nden bahsetmiştim; Zozo, bu dergide okuduğum Bilimkurgu hikaye kahramanlarından biri. Bilimkurgu hikayeleri, hayal gücünü geliştirme, iyimser düşünme ve daha önemlisi beyin jimnastiği için önemli eserler bence!
Zozo’yu buraya taşımamın başka bir sebebi var tabîî, ama kısaca Zoz’yu tanıyalım; Zozo, gezegenleri olan Rötar’dan hiç dışarıya çıkmamıştı, ama merak ediyordu, “uzayın bir sonu var mı?” Bu merakı onu sürekli gezegenlerinin dışına çıkmaya teşvik ediyordu. Ve nihayet bir gün, bir uzay gemisi çaldı ve uzayın dışına çıktı. Aklında bir tek şey vardı, “uzayın sonu.” Bir tüpün içinde uyuyarak, tam 1 Yüzyıl sonra uyandığında milyonlarca gök taşının üzerine geldiğini gördü, sanki başka bir boyuta geçmişti ve o boyutta başka evrenler de mutlaka olmalıydı! Uzayın sonu bir türlü gelmiyordu, “mutlaka gelmeliydi, ama… (more…)
“Gün gelecek insanlar doğa ortasında, doğadan kopuk yaşayacaklar ve normal ulaşımlarını bile iletim araçlarıyla sağlıyacaklar.” Hayal sınırlarınızı ne kadar zorlayabilirsiniz ki? Bilinmeyenin ötesine geçebilir misiniz?
Belki yakın değil, ama uzak gelecek için; teknoloji, bilim ve bilimsel araştırmalar ışığında olası muhtemel pek çok hikaye, senaryo ve romanlar yazılmış, bunların pek çoğu meraklıları için sinemaya uyarlanarak, uzay gemisi, yaratık, robot, tablo, ütopik kent kurguları ile görsel hale getirilmiştir.
Bilim ve bilimkurgu severleri birleştirmek ve bilimkurguyu sevdirmek, amatör genç ruhları bulup, ortaya çıkarmak için; 1976 Yılın’da yayınlanmaya başlayan X Bilinmeyen Bilim Kurgu Dergisi, (more…)
Yapılan araştırmalara göre; kafatası büyük insanlar, diğer insanlara göre daha zekiymiş. Erkeklerin kafatasları kadınlara göre daha büyük olduğu içinde, erkekler daha zekiymiş.
Bu yazımda elbette erkeklerin nekadar zeki olduklarından bahsetmiyeceğim. Belki başka sefere, o müthiş zekalarını tartışabiliriz(!)
Einstain, kafatası oldukça büyük olduğu için; normal insanların beyinlerini kullanma oranı onda daha fazla. Aslında bu kadar serseri bir hayat için olağan üstü bir zekaya sahip olmasını ancak bilimsel olarak bu şekilde anlatabiliriz. Einstain, fıkra gibi adam. Hem bu kadar zeki, hem de Nasrettin Hocayı aratmacak türden; eğlenceli ve komik. Yaptığı mucizevi buluşların her biri, fıkra niteliği taşıyacak kadar ilginç ortamlarda ve durumlarda gelişmiş. Ne var ki; çoğu zaman kendi buluşu karşısında şaşkınlık yaşayarak, kendisi bile inanmayıp buluşunu gün yüzüne çıkarmadan vazgeçmiş. (more…)
19. yüzyılda özellikle Karl Marx’ın diyalektik materyalizmiyle birlikte yaygınlaşan Metaryalizm, maddeyi mutlak varlık sayan, maddeden başka hiçbir şeyin varlığını kabul etmeyen düşünce sistemidir. Maddenin sonsuzdan beri var olduğunu ve sonsuza dek de var olacağını iddia eder. Maddenin yaratılmamış olduğunu varsayayarak, bir Yaratıcı’nın varlığını kabul etmez.
Evren sabit, durağan ve değişmez bir madde bütünü olarak kabul ediliyor ve dolayısı ile; bu bütünün bir yaratıcıyı kabul etmeyi gerektirmediği söyleniyordu.
20. yüzyılın ortalarında, tam da materyalistlerin “eğer öyle olsa, bir Yaratıcı olduğunu kabul etmek gerekirdi” dedikleri gerçeği, yani evrenin bir başlangıcı olduğu gerçeğini ispatladı. (more…)






