Arşiv‘ insan ’

Japonya da depresif insanlar, cep telefonları aracılığıyla ücretsiz psikoterapi yardımı alabilecekmiş (Hani bize yok mu). Servisin yaratıcısı Profesör Yutaka Ohno, ihtiyacı olduğu anda insanlara yardımcı olacak olan projenin, deprosyana karşı bir şekilde günlük depresyon önleyici bir tedbir olduğunu belirtiyor. Cep telefonu kullanıcısı; uyku düzeninden tutunda, beslenme biçimi, o günkü ruh halini iyileştirme, konusunda da terapi verilecekmiş.

Düşünebiliyor musunuz? Sabah yatağanızdan kalkıyorsunuz; uykunuzdan önce bıraktığınız tüm sorunlarla yeniden buluşuyorsunuz, üstüne de yenileriyle karşılaşıyorsunuz. Hele biz kadınlar için, her yeni gün, yeni sorunlar oluyor. Anneyseniz, eşseniz, çalışan bir anneyseniz, hem bunlarla başa çıkmaya çalışıp, hem de  bir sürü dert denilen safsatalarla uğraşıyorsunuz. İşte bunlardan bazıları; sırf caka atmak için, cep telefonlarımızının görüntüsüne  dünya para harcarız ( iki arkadaş bir araya geldiğinde, benim telefonum seninkini döver).  Genelde, bu parayı harcamayı gözden (more…)

Dünyada 1 milyon çocuğun seks ticareti için kullanıldığını, yine milyonlarca çocuğun askeri çatışmaların ortasında olduğunu, sokaklarda para için dilendirilip, çalışmaya zorlandıklarını ve kimsesizliğe terk edildiklerini anımsayınca; doğal olarak hiç haberimiz olmayan ÇHG’nün sadece sosyete de kutlandığını söylemekle hata yapmış olmam sanırım…
1989 yılında onaylanan Çocuk Hakları Sözleşmesi (ÇHS) tarihte en geniş kabul gören insan hakları belgesi olarak, Birleşmiş Milletler üyesi 191 ülke tarafından onaylanmıştır. Türkiye ise, bu sözleşmeye 1995’te imza atmış. ÇHS ile çocuk haklarının korunması amaçlanmış ve taraf devletlerin sözleşme maddelerine uyma gereği hükme bağlanmıştır. Sözleşmenin maddelerini okuyunca sizler de benim gibi şaşıracaksınız, zira hangi gezegenden bahsedildiğini ben pek anlamış değilim. (more…)

” İyi akşamlar” diyebilmek için sarfettiği çaba ve yüzünden, yüreğine kadar hissedilen hüzün, ama herşeye rağmen hayat da kalabildiği için mutlulukla gülümseyen gözler! Bir insanın dramı başka nasıl anlatılabilir bilmiyorum. Hele bu insanın dramına, sebep başka bir insan olmuşsa…

Sokağa çıktığınız her an, bir kapkaç mağduru olabilme riski ile, karşı karşıyasınız. İnsan hayatının ne kadar ucuz ve ne kadar basit olduğunu düşününce anlıyoruz ki; ne evimizde, ne de sokaklarda güvenli değiliz. Bir cep telefonu veya içi boş bir cüzdan için bile hayatımıza kastedecek, canavar ruhlu insanlarla aynı havayı soluyoruz. (more…)

Şiddetin, cinsi, derecesi ne olursa olsun, haklı yanı yoktur! Ne insan haklarına, ne ahlaka, ne de insanlığa sığacak; elle tutulur, savunulacak hiç bir yanı asla olamaz.

Şiddet derken, hemen hemen toplumun büyük bir kısmı tarafından, kaba kuvvet algılansa da içeriğinde; hakaret, küfür, zorla dayatma, kişilik bozmaya yönelik psikolojik baskılar, saldırgan davranışlar, aşırı kıskançlık, küçümseme, hor görme, kısıtlama barındıran her türlü eylem, şiddetin tanımı olarak değerlendirilmelidir. Özellikle toplumumuz da şiddetin en aktif ortaya çıkış alanı olarak görülen aile içi şiddet zanlıları, toplumun yüz karasıdır.

Hala pek çok şiddet mağduru, gördükleri şiddete karşı yasalarla nasıl korunduklarının bilincinde değillerdir. Oysa; ülkemizde özellikle aile içi şiddete maruz kalan kadınların hakkını koruyan savunan ve sahip çıkan yasalar var. (more…)

Son zamanlarda, bende iyice endişe haline gelen bir sorunu paylaşmak istiyorum. Son 10 yıldır, dilimize dolanan bir “kuşak çatışması” sözü var. Ve sanırım 10 yılda bir,  kuşak yenileniyor. Tamam, 10 yılda bir kuşağın yenilenmesine sözüm yok,  çünkü bu doğal bir şey, ama şimdiki yeni nesil gençlik denilen şeyi gördükçe, geleceğe dair umut ışıklarım sönüyor.

Hepimiz toplu taşıma araçlarına binmişizdir. Hayatımızda günlük eğlence yerlerine, kafelere, halka açık yerlere gitmişizdir. Disko ve barlardan bahsetmiyorum bile! Özellikle genç erkeklerin giyimleriyle, sözüm ona tarz ve imaj dedikleri saç yapılarıyla, konuşma şekilleriyle ve benim kafamda bunların aklı sadece belden aşağılarına çalışıyor, demekten başka bir fikir getirmeyen davranışlarına. bende bir anne olarak; acaba çocuklarım (şu an çok küçükler) büyüyünce bütün nasihatlerime, yaşam tarzımdaki örneğime ve hayata bakış açıma rağmen böylemi olacaklar? Diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Bir” ergenlik zamanıdır” diye, tutturup gidiyoruz . (more…)