Sanırım uzun zamandır Dünyayla olduğu gibi nettlede bağlantımı koparmış durumdayım. Zaman zaman insan kendi köşesine çekilip, olaylara dışardan bakmayı tercih ediyor olabilir. Tıpkı şu anda benim yapmaya çalıştığım gibi. Gülerken, eğlenirken hep insanların gözünde değerli bir oyuncak gibi görünürsünüz. Nedense sizin için hayat biryer de durduğunda, çevrenizdekiler içinde durur ve ne gariptir ki davranışlarınız “trip” olarak değerlendirilir. Böyle durumlarda insanlar kendinize acımanızı ve dahası size acımalarını beklediğinizi düşünürler. Oysa hayat sadece sizin için durmuştur, çevrenizde ki insanların sizinle aynı yerde durmasını bekleyemezsiniz.
Hep söylenir ya; hayat iniş çıkışlarla doludur diye. Pek çok insan bunu belirli dönem aralıklarıyla mutlaka yaşar. Aslında yaşanması da gerekir, zira bazen fazlasıyla kendimizi kaptırdığımız gaflet uykusundan uyanmanın başka bir yolu yoktur. Önemli olan gerçekten uyandığımızda çevremizde ki kişi sayısı belki. Anlaşılamamak hayatım boyunca yaşadığım sıkıntılardan biri. Hep konuştuklarımla ilgilenin diye tekrarlamak zorunda kalmak fazlasıyla yorucu. Nedense konuşulanlar insanları tatmin etmez, “hayır fazlası olmalı” diye düşünürler. Oysa okadar netki sadece büyük harfle “A” dendiğinde neden onun illa da küçük “a” olma ihtimali var diye düşünülür kavrayamadım. Aslında kavrama yeteneğimi yitirdim sanırım, yitirdim ki artık sadece dışardan bakmakla yetiniyorum. Kendimi ifade etmeye çalışmanın bir anlamı yok ki! Nasılsa olduğun gibi davrandığına inandıramıyorsun. Belki de inandırmak zorunda değilsin aslında. “Üç kişinin doğrusu senin yalnışın ise, demek ki hata sende.” İyi de benim hatamdan kimene?
İnsanların size kızdığı halde, biryandan da çevrenizde olmaya devam etmelerinin sebebi ne ola ki ? Gitmek isteyeni zorla yanımda tutuyor hissine kapıldım birden
İşin en komik bahanesi ise, gitmek için malzemeyi sizin verdiğinize inanır ve sizide inandırmaya çalışırlar
gitmek isteyen gider, kimsenin eli kolu kelepçeyle bağlı değil ki !
Trip modası dedimya; son zamanlarda bunu çok sık duyar oldum. Az önce karaladıklarımı tekrarlarsak, “üç kişinin doğrusu, senin yalnışın” demek. Eğer üç kişi trip yaptığımı düşünüyor ve ben ısrarla hayır diyorsam, onların haklı olma olasılığı yüzde yüz gibi bişey oluyor
( ki buda benim umrumda mı?) İnsanın hayatında artık dinginlik istemesinden daha doğal ne olabilir ki? Artık bunu istiyorum, gereksiz “trip” tartışmaları yerine, suskunluğuma sessizlik istiyorum.
Hayat sadece sizin baktığınız noktadan göründüğü gibi değil, biraz da karşı taraftan bakmayı denerseniz, kimsenin size trip yaptığını düşünmezsiniz. Hoş kimin umrunda………
Çakıl taşları topluyorum, bazılarının içi boş, bazılarının dışı. Avucumda tuttuklarım, fırlatsamda bir metre öteye düşemeyecek kadar içiyle, dışıyla dolu olanlar.






