Arşiv‘ mal ’

Ekonomide yaşanan kriz ile birlikte, ticaret ahlakı da değişmeye başladı. Aslında bu yaşan durumu tam olarak, ahlaksızlık diye nitelendirmemiz doğru olmaz, ama yine de ticaretle ilgili bir suistimâl olduğunu söyleyebiliriz. Öyleki; mal alışverişi için kesilen çeklerde tarih keşidesi neredeyse bir anlam ifade etmemeye başladı.

Halen yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu`nun 711/3 maddesinin “gerçekten rızası dışında çek kesmek zorunda bırakılan ticaret erbabını korumaya yönelik” yasaya göre; aldığı mal karşılığında çek kesen,  daha sonra `rızam hilafına kesildi` diyerek ödemeden men talimatı verebiliyordu. Ancak son zamanlarda bu yasanın, suistimal edildiği düşünülerek, gerçekten zorunlu durumlar haricinde bu yasadan yararlanılması engellendi, durumun öyle olup olmadığının ıspatı zorunlu kılındı. Yani; eğer gerçektn “rıza dışı” kesilmiş bir çek ise, bankada bu çenin karşılığı olup olmadığına ve çekin arkasında, “men” için yapılan bir açıklama olup olmadığına bakılacak ve eğer, alacaklı şahıs isterse; ihtiyati haciz yoluna gidebilecek. (more…)

7 Kasım 2008

“Bir varmış, bir yokmuş ….. Onlar erdi muradına, biz çıkalım kerevetine!” Bütün masalların başı ve sonu böyledir. Onları masal yapan, var ve yok, mutlulukla biten son olmaları. Çocuklar bilirler; masallar gerçek değil, ama anlatılmak istenen temaları gerçektir. Çocukla, yetişkini birbirinden farklı kılan da budur belki! Yetişkinler, masalların gerçek hayatta olabileceğine inanmaz, “hayal ürünü, zırvalıklar” olarak görürler. Yetişkinler için bunlar, sakıncalı hayallerdir! Sonu mutlu biten bir hayal ancak, çocukların kurabileceği hayallerdir.

Gerçek hayatta bir “iyilik perisi” yoktur, ama çocuklar o iyilik perisinin gerçek olduğuna inanır çünkü; “iyilik perileri” sadece iyi insanları korur, iyi olmayı başaran her çocuğun bir perisi mutlaka vardır. Hayallerinde özgürdür onlar; “Süpermen” gibi uçamayacaklarını bilirler, ama “Süpermen”in insanlığı kurtarmak için yaratılan bir karakter olduğunu ve çocuk dünyalarında, ihtiyacı olan insanlar için özgürce uçabileceklerini hayal edebilirler. Yetişkinler, saçmalığından dolayı değil, özgür olmaktan korktukları için bunu hayal edemezler. (more…)

8 Ekim 2007

Kadınlar ve erkekler üzerine pek çok yazı yazılmıştır. Bu yazıların çoğunda ise - kadınları ya da erkekleri etkileme teknikleri - işlenmiştir. Hal böyle olunca,  konu hakkında benim de söylecek bir kaç sözüm var elbette. Tabi ki bu sözler erkekleri değil, kadınları ilgilendiren cinsten olacak. Erkekler; para, pul, karizma, hediye, yat, kat v.s ile kadınları etkilemenin yollarını zaten bulmuşlar. Peki kadınlar ne yapmalı ya da yapmamalı? En önemlisi nasıl mal olmalı ?

  • En önemli kural şu: Asla içiniz ve dışınız bir olmamalı. Erkekler kendilerine yalan söylenmesinden çok etkilenirler. Örneğin; futboldan nefret ettiğiniz halde, izlemeye bayılıyormuş gibi davranırsanız, çok etkileyici olur. Ya da evde oturup patlamış mısır eşliğinde film izlemek istediğiniz halde ona, bir barda çılgınca dans etmek istediğinizi söyleyin. ( para harcamaya ve gösterişe bayıldıkları için, film onlara göre ucuz bir düşünce olabilir)
  • Asla vaktim yok demeyin: Erkekler vakti olmayan kadınlardan nefret ederler. ( Eğer bir ilişkiniz varsa, vaktinizin olmaması imkansız, hatta ondan daha önemli birşeyin olabilme ihtimali sıfır) Hayatınızın merkezi oymuş gibi davranarak, şımarmasına izin verin. Tabi amacınız sadece anlık yaşamaktan ibaretse ;)
  • Annesi gibi davranın: Gerekirse onlara ninni söyleyin. ( mümkünse annelerinden hangi ninniyle uyuttuklarını öğrenin) Erkekler hep annelerinin yemekleri en güzel sanırlar, siz de boş durmayın, annelerinden püf noktaları öğrenmeye çalışın.
  • Dost yok : Hayatınız da dostlarınız varsa ya da edinmeyi düşünüyorsanız, vazgeçin. Dost diye birşey olamaz, hele sevgiliden önemli hiç olamaz. Artık tek dostunuz da, O !
  • Hesap sormayın : Yanılıp, sakın hımm demeyin,  hele açıkla asla demeyin. İzin verin tek hesap soran onlar olsun, hatta onlar sormadan siz direk verin kurtulun. Erkekler hesap sorulmasından nefret eder ama, kendilerine verilmesi egoları açısından önem taşır.
  • Sorunlarınızı anlatmayın : Şimdi ne gerek var, anlatıp sizi anlamalarını ( ki asla anlamazlar) bekleyeceğine, bırakın süt liman bir hayatınız olduğunu düşünsünler. Böylece hayatınızda ki tek rengin beyaz olduğunu ve beyazında kendileri olduğunu sanacaklardır ki, ego için bu da ilaç..
  • Hayır demeyin: Bir kere o kelimeyi hafızanızdan silin.  Herzaman her durumda evet, erkeklerin duymak istedikleri tek kelime.
  • Üç beş gün yeter:  Artık sizi kendi malı olarak görmesinin zamanı gelmiş demektirdir ki, bunun için de  -  üç, beş gün yeter. -  Bu durumda,  istediği zaman  s.. git demek ya da gel demek onun tekelinde olacaktır.  Hadi hayırlı olsun, başardınız, sonunda siz mal, o da sahip oldunuz (!)