Arşiv‘ milenyum ’

Milenyumun gelişi kutlanıyordu, gökyüzü havai fişeklerin ışıltılarıyla aydınlanıyor, çoşku Dünya’nın bir ucundan, diğer ucuna kadar yansıyordu. Milenyum, beklentilerin en büyüğü, Dünya ve insanlık adına olağanüstü güzel bir gelecek vadediyor. Keşfedilmeyen gezegen kalmayacak, gezegenler arası ticaret faaliyetleri başlayacak, uzaylı dostlarımız bize büyülü dünyalarının kapılarını açacak. Bütün bu hayalerle Milenyuma girerken; birileri hayallare dalmış, gaflete düşmüş, ışıltılardan gözleri kamaşmış insanlar için, sessiz sessiz bir süpriz hazırlıyordu. Kendilerini sım sıkı saran o gafletten asla uyandırmama süprizi… Öyle birşey yapılmalıydı ki; etkisi hiç geçmeden, tüm insanlığı aynı anda sarmalıydı ve yaptılar; içme sularına, beyin öldürücü kattılar. Yavaş yavaş ölmesine izin verdiler. Başardılar da! (more…)

30 Aralık 2007

Bahardan kalma, güneşli bir pazar yaşamanın verdiği kıpırtıyla; akşam üstü uzun bir yürüyüş yapmaya karar verdim. Tahminimden daha uzun bir yürüyüş oldu sanırım. Kısa bir mola vermek amacı ile, bulduğum ilk banka oturdum. Şu anda yazmak istediğim ama,  yazmaktan vazgeçtiğim konuyu orada belirlemiştim. Hemen ayaklarımın altında, buruşmuş bir gazete parçası ve o parçada; 28-10 -2007 tarihinde yayınlanmış bir haber ilgimi çekti. Haberde; “İnsan Gollum’a benzeyecek” diye bir başlık atılmıştı. Benzer bir yazıyı daha önce yine okumuştum. 3000 yılında insan ırkının değişeceği ve iki tür olacağından bahsediyordu, evrim teorisyeni Dr.Oliver Curry. Teoriler ve insan ırkı daima ilgimi çekmiştir ve  zaman zaman yazılarımda buna değinmişimdir. Haberi okuduktan sonra, eve döndüğümde konuyla alakalı kısa bir araştırma yapmaya çalıştım. Laf salatasından öteye geçemeyen bu teoriyi araştırırken,  ( benzer yazıları bulabilirsiniz) karşıma çıkan başka bir konu hakkında yazmaya karar verdim.

Milenyum dini, Bahailik. Elbette bunu kendileri ifade ediyor yani Bahailer. “Biz milenyum diniyiz” diyor, Türkiye temsilcisi. 200′ e yakın ülkede, 10.000′e yakın mensubu bulunuyor, sözüm ona bu dinin. Bahailerin inancına göre her 1000 yılda, gereksinimler değiştiği için, dinde değişir ve bizim kabul ettiğimiz; son din, son kitap, son peygamber onlara göre geçerli kavramlar değildir. 150 yıllık bir geçmişe sahip olmalarına rağmen, Dünya’da çok ses getireceklerine inanmışlar. İnançlarına göre öğretileri:

  • Tüm dinlerin temeli birdir (şimdilik son din İslam ya da Bahailik değildir, gelecekte de dinler gelecektir)
  • İnsanlık alemi birdir
  • Din bilim ve akıl ile uyum içinde olmalıdır
  • Irksal, dinsel, etnik taassuplar terk edilmelidir
  • Kadın ve erkek eşittir
  • Genel barış için çalışılmalıdır
  • Eğitim zorunludur ve evrensel eğitim hedeflenmelidir
  • Serbest düşünce ile gerçek araştırılmalıdır
  • Aşırı zenginlik ve yoksulluk kaldırılmalıdır. 
  • Mirza Ali Muhammed 1844 yılı Mayıs ayında insanlığa yeni bir haber getirdiğini bildirir, Bâbilik mezhebini kurar. Devlet güçlerine başkaldırmaları sonucu Bâbilerin birçokları öldürülür ve Mirza Ali Muhammed 1850 yılının Temmuz ayında irtidat suçuyla Tebriz’de kurşuna dizilir. Ölümünden sonra Mirza Hüseyin Ali gruba liderlik eder. Bahai Dünya Merkezi İsrail’in Hayfa şehridir.

    Dünya’nın hiç bir yerinde resmi olarak kabul edilmesede, temel olarak din anlayışları; İslam ve Hıristiyanlık dinlerinin temelerine benzerlikler gösteriyor. İbadetlerini gizli yapıp, sadece cenaze namazlarını topluca kılıyorlar. Bahalilere göre; bir ayın toplamı 19 günden ibarettir ve bu yüzden her 19 günde bir mutlaka bir araya gelirler. Her Bahai mutlaka  bir defaya mahsus olmak üzere malının 19/1′ini vergi olarak cemaate öder. İki kadından fazlasıyla evlenmek yasaktır. Boşanma asla caiz değildir. Ancak eşlerden biri kadınlık veya erkeklik görevini yapamıyorsa o zaman boşanmak mümkündür. İddet beklemek gibi bir şart söz konusu değildir. Boşanan bir kadın hemen ertesi gün evlenebilir. İbadet için müslümanlar gibi abdest alırlar. Senede 19 gün oruç tutarlar.

    Elbette her medeni insan gibi bende; inanç özgürlüğünden yanayım ama, içinde hümanist duyguları yoğun olarak yansıtmaya çalışsa bile, yeni bir din anlayışının Dünya’ya bir fayda getirmeyeceğini, aksine bu anlayışın; zaten dini inançlarını yitirmeye yüz tutmuş pek çok kesimi daha derinden yaralayacağını ve sarsacağını düşünüyorum.

    “O, içinizden hiçbirinin babası değildir. O Allah’ın Resulü ve nebilerin sonuncusudur ” Ahzap suresi 40. ayet.