Arşiv‘ mim ’

Alexa’ya küsmüştüm beni sevmiyor diye. Alexa botlar sözlerimi dikkate aldı ve niyayet beni mutlu etmeye karar verdiler. sonunda milattan kalma tema resmimi kaldırıp, günümüz temamı gösterime aldıklarını bana bildirdiler (!) Tamam tamam özüre gerek yok :P

Nasıl duygulandığımı anlatamam! Biraz geç oldu ama Alexa botlar beni inceden farkettiler (!)

Wolkanca demiş ki; “alexa yı napcan allansen. bırak sevmeyiversin (:

kadın olunca işte böle blogger bu tür problemler yaşanabiliyor. kadınlar bloglarını çok seviyor, acayip kıymet veriyor.” Yani kızmalı mıyım, iltifat olarak mı almalıyım bilemedim Volkan ama, ben amacıma ulaştım. Zira; neyi seversen sev, emek vermeden, kıymet vermeden bir değer taşımıyor. Canım blogum, canım canım :)

Alexa öpücüğü haketti :)

Günün kaç saatini internet başında geçiriyorsunuz? İnternet başında geçirdiğiniz sürenin kaçta kaçını faydalı birşeyler yapmak için harcıyorsunuz?

Bu soruları sorarak başlamak istedim, çünkü bunlara benim vereceğim cevaplardan biri; faydalı birşeyler yapmak istiyorum, o yüzden blog yazıyorum.

Şeffaf beyn Barış, bir mim dalgasına beni de katarak “neden blog yazıyorum?” sorusunu kendime sormamı sağladı. Öncelikle; çok fazla fırsatım olmasına rağmen günümün en fazla 3 saatini internete ayırıyorum. Bu süre içinde çok önemli bir sebebim yoksa msn filan kullanmıyorum. Hele ıvır zıvır chat siteleri, sosyal ağlar ( herhangi bir girdi konum değilse) asla yol güzergahımda yer almaz.

Blog yazıyorum çünkü; kendim için anı biriktiriyorum. Blog yazıyorum çünkü; dilim döndüğünce, yüreğim yettiğince doğru bildiğim ve yalnış gördüğüm herşeyi paylaşmak istiyorum. Blog yazıyorum çünkü; bayanlarında el becerileri, yemek tarifleri dışında da blog camiasında var olabileceğini herkesin anlamasını istiyorum.

21 Ağustos 2007

Gözlerinizi kapatın ve kendinizi gelecekte ne yapıyor olmak istiyorsanız, onu yaparken hayal etmeye başlayın. Henüz öğrenciyseniz, okulunuz bittiğinde belki açmayı düşündüğünüz işyerini ya da çalışmakta olduğunuz şirkette ki pozisyonunuzu düşünün. Artık öğrencilik yılları bitmiş ve hayata bir yerden başlamış, para kazanıyorsanız, emeklilik yıllarınızı hayal edebilirsiniz. İstediğiniz tek oda bakla sofa mı, bahçesinde havuzu, tenis kortu olan bir villa mı ? Geleceğinizle ilgili düşünürken, büyük adımlarla mı, yoksa minik adımlarla mı hareket edersiniz? Bu soruları sorarken aslın da amacım tüm bunları etkileyen motivasyon unsurları. Motivasyonun hayata bakışımız da çok önemli bir unsur olduğunu biliyoruz. En azından başarıyı tetikleyen önemli bir unsur. Bir Fransız Ata sözünde derki; “Bir atı suya götürebilirsiniz ama, su içiremezsiniz.” Yani suya götürmek, su içmesi için yeterli neden değildir. Susamış olması gerekmektedir. Susamasını nasıl sağlarsınız? :)

Peki sizi neler motive eder ? Mini min oyunu için, hemen Volkan, Samed ve Eda Suner‘e top atmak istiyorum.

Yalanın güzeli, çirkini olurmuş demeyin var tabi ki :) Yeni mim dalgasının konusu en güzel yalanlar olunca, ohh işte dedim sonunda yalan söylemenin bir faydasını görücez :) Traji komik bir durum olarak görünse  de, hepmiz zaman zaman ufacık (pembe) yalanlara sığınmaz mıyız. Her ne kadar sevgili Ras0ir  bana pas atarken, yalancı yalancı sana kimse inanmaz demiş olsada zaman zaman arkasına sığındığımız yalanlara inanalar oldu elbette ( ne ayıp tühh utandım şimdi :) ).

  •       İlk, ozamanlar ÖSS ve ÖYS olduğu yıllarda, ÖSS den oldukça yüksek puan almış olmama rağmen, ÖYS sınav günü annem “hadi kalk bu gün sınav var” dediğinde, yok sınav bu gün değil iptal edildi demiştim ve kadıncağız buna inanmıştı, tek istediğim biraz daha fazla uyumaktı. Uyku uğruna söylenmiş güzel bir yalandı ama, malesef sonucu okadar iç açıcı durmuyor :(   Sonraki sene telafi ettimde acısı geçti Allahtan.
  •       Lisede, toplu bir kaçış yaşamıştık arkadaşlarla, olayın disiplinlik boyutu doğmuştu elbette ama, iş başa düşünce bütün arkadaşları ve beni kurtaracak bir yalan söylemek zorunda kalmıştım, hatta söylemekle kalmayıp uygulamıştım. Bayılmış ve hastanelik olmuştum sözde, etkiside geçmemiş olacakki müdür yardımcısının yanında yeniden bayılınca adam inanmak zorunda kalmıştı mazerete :) Kötü bir yalandı ama, çok eğlenceli bir gündü değdi.
  •        En komiği, hala aklıma geldikçe gülüyorum ve bir yandan da utanıyorum bundan ama, çok eğlenceliydi. İstnbul dışında yaşıyan bir akrabam, daha doğrusu köyden gelen bir akrama rehberlik etmek için ailem beni seçtiğinde, ilk işim şu çift katlı otobüslere bindirmek oldu. Otobüse bindiğimiz de üst kata çıktık ve oturduk. Kızcağız aval aval bakınmakta belli ki şöför aramakta, hareket ettiğimizde panik bir halde ayağa kalkıp, ” ya şöför yok nasıl gidiyor bu araba” demişti, bende gayet ciddi bir tavırla uzaktan kumanda ile yönetildiğini anlatmaya çalışmıştım ve oda buna inanmıştı :) Çok eğlenceli bir durumdu ama, artık durağa gelip inme zamanı geldiğinde alt katta şöförü görünce, sanırım yalan söylediğim ortaya çıkmıştı ki bütün gün tek kelime bile etmedi :)

           Aslında  yalan söylemekten nefret ederim ( herkes öyle der ) sadece yalanı eğlence adına kullandığım olmuştur , tabi ki bu geçerli bir mazeret değil :) deim ve sırasıyla Zuzu  Emrah Atik ve aytaç ’a paslıyorum. Ylansız günler dileğiyle ;)

Bu arada sevgili Eda Suner ‘ de beni mimlemiş.

Sevgili Rasoir beni öyle bir konuda mimledi ki tekrar yaşıyorum şuanda. Daha öncede Sevgili Volkan  gözde teknoloji ürünleri konusunda beni mimlemişti ( hep başım beladadır zaten :) ), ama Allahtan bu sefer foslarla karşı karşıyayım da bir fikrim var nihayet:) Hani insanın aldığı ürün hakkında bir fikri olmayınca doğal olarak fos çıkma ihtimali çok yüksek.

  •         Sırf rengi pembe diye özene bezene aldığım, özelliklerine dahi bakma gereği duymadığım Motorola ( adı yok pembe) :) heryerde satılıyor :) Fos çıktı hemde ne fos, mp3 bile  bir tane alıyor, üstelik radyosuda yok:) ( her genç kızın başına gelir dedik neyse )
  •        Ya bu moulineks çok iyi marka dediler, ee dur bir şarjlı el süpürgesi alayım, tembellik etmek istediğim zamanlarda, oturduğum yerde süpürürüm dedim, demez olsaydım, elle toplasam daha iyi hiç çekmedi :)
  •         Az kalsın unutuyordum, bir dijital fotoğraf makinesi aldım ( çok iyi çekermişim gibi ) gece görüşü yok :(
  •  Billionton GUBTCR42 Class2 V2.0 Bluetooth  maksimum 10 mt den alışveriş yapabiliyormuş, sadece muş kısmını görebildim, telefondan bilgisayara ulaşamadım malesef.( artık Allahtan gerek kalmadı onada çare buldular)

 Teknolojiyle aram oldum olası hiç iyi değildir ama, ne hikmetse bir okadarda meraklıyım, kazara elime iyi bir ürün geçmişse ne ala :)

Bu arada bende süper şutlar gönderiyorum, Lyn, Oceangray ve Mert Ural  kolay gelsin :)