Başkalarından çalınmış hayatlar ve bedenlerle, ne kadar mutlu olunabilir ki? Sonun da insana kalan, garip bir ıssızlık. Çağan Irmak’ın bu filme neden bu adı verdiğini anlayabilmek için; ya o kahramanlardan birini gerçek hayatta tanıyor olmalısınız ya da o kahranmanlardan biri olmalısnız…
Bir bedene toplam kaç hayat sığdırabilirsiniz? Ya da bir gün ölmek üzere olduğunuz da, o bedenden ayrılan kaç ruh? Belki çok, belki hiç! Bana göre filmde; ne bir kadın ruhu, ne de bir erkek ruhu, vurgulanmaya çalışılan kendi içinde kaybolan bir insanın, kendini bulmak ve hayatında bir gün başka bir insana yer açmak için verdiği mücadele sonucunda; kendi alanının daralması ve belki de, hiç bir hayata kendisinin dahil olamaması vardı.
Sevgili Çocuklaçocuk‘a vermiş olduğum bir sözden dolayı, kelimeleri daha bir özenle seçmeye çalışıyorum. Biliyorum ki, bu filmle alakalı düşüncelerimi merak ediyorlar. Film sonrası uzun bir yürüyüş yaptım ve o hikayede ki kahramanların birini tanıyıp, tanımadığımı düşündüm. Hikayenin bana bu kadar tanıdık gelmesine hiç şaşırmadım sonra. (more…)










