Arşiv‘ para ’

Ekonomide yaşanan kriz ile birlikte, ticaret ahlakı da değmeye başladı. Aslında bu yaşan durumu tam olarak, ahlaksızlık diye nitelendirmemiz doğru olmaz, ama yine de ticaretle ilgili bir suistimâl olduğunu söyleyebiliriz. Öyleki; mal alışverişi için kesilen çeklerde tarih keşidesi neredeyse bir anlam ifade etmemeye başladı.

Halen yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu`nun 711/3 maddesinin “gerçekten rızası dışında çek kesmek zorunda bırakılan ticaret erbabını korumaya yönelik” yasaya göre; aldığı mal karşılığında çek kesen,  daha sonra `rızam hilafına kesildi` diyerek ödemeden men talimatı verebiliyordu. Ancak son zamanlarda bu yasanın, suistimal edildiği düşünülerek, gerçekten zorunlu durumlar haricinde bu yasadan yararlanılması engellendi, durumun öyle olup olmadığının ıspatı zorunlu kılındı. Yani; eğer gerçektn “rıza dışı” kesilmiş bir çek ise, bankada bu çenin karşılığı olup olmadığına ve çekin arkasında, “men” için yapılan bir açıklama olup olmadığına bakılacak ve eğer, alacaklı şahıs isterse; ihtiyati haciz yoluna gidebilecek. (more…)

Mesleki doyuma ulaşmanın en önemli kuralı, uygun meslek seçimi! Peki mesleki doyum neden önemlidir? Çünkü insan ile yasam arasindaki en güçlü bağ mesleki yaşamdır. Günümüz şartlarında meslek edinme, maddi tatmin ve fizyolojik ihitiyaçların giderilmesi için kullanılıyor olsa da, psikolojik ve sosyolojik açıdan önemli bir doyum noktası olduğu gerçeği değtirilemez.
İşini severek ve huzurla yapan kişiler, sosyal yaşantılarında da mutlu kişilerdir. Günümüzün en önemli hastalıklarından biri olan stresin başlıca nedeni, tatminsiz ve kendine uygun olmayan meslek seçimlerinden kaynaklanmaktadır. Amaç sadece para kazanmak ve ekonomik açıdan rahat bir yaşam sürebilmek olduğunda, mesleki doyum 2.plana atılabiliyor. Ülke ve Dünya gündemine şöyle bir göz attığımızda ise; bırakın sosyo ekonomik düzey yüksekliğini, “yeterki aç kalmayayım” (more…)

12 Ağustos 2008

Amaç mutluluktu! Tüm dünyadaki en mutlu insan; özgür ve başarılı.

Sorular vardı ardarda tekrarlanan:

-Kimim ben?

-Neden ben?

-Niçin bu dünya?

-Neredeyim?

-Gitmem gereken yer, neresi?

Aslında herkes bu soruların cevabını bilir, ama bunu söylemeye cesaret edemez. Çoğu zaman; iyi bir kariyer, belki para, belki de mükemmel bir aşk cevaplar içinde yer alabilir. Yinede bu cevaplar, ilk sırada yer alan “kimin ben?” sorusuna, yanıt olamayabilir.

Yapılması gereken; içsel bir yolculuk olabilir, ama bu seferde; eğer boktan bir herifseniz, manzara sizi tatmin etmeyecektir. Neden tatminsiz bir manzarayla karşılaştığınızı düşünmeye başladığınızda, aklınıza ilk gelen; “hiç vermedim, hep aldım” olursa, ümit var doğru yoldasınız demektir. Yosun tutmuş, kabuklaşmış, batağa dönüşmüş iç dünyanızı düzeltmek adına; bir şansınız var demektir. Hayır aklınıza ilk gelen; “benden mükemmeli yok ki!” ise, (more…)

21 Ağustos 2007

Gözlerinizi kapatın ve kendinizi gelecekte ne yapıyor olmak istiyorsanız, onu yaparken hayal etmeye başlayın. Henüz öğrenciyseniz, okulunuz bittiğinde belki açmayı düşündüğünüz yerini ya da çalışmakta olduğunuz şirkette ki pozisyonunuzu düşünün. Artık öğrencilik yılları bitmiş ve hayata bir yerden başlamış, para kazanıyorsanız, emeklilik yıllarınızı hayal edebilirsiniz. İstediğiniz tek oda bakla sofa mı, bahçesinde havuzu, tenis kortu olan bir villa mı ? Geleceğinizle ilgili düşünürken, büyük adımlarla mı, yoksa minik adımlarla mı hareket edersiniz? Bu soruları sorarken aslın da amacım tüm bunları etkileyen motivasyon unsurları. Motivasyonun hayata bakışımız da çok önemli bir unsur olduğunu biliyoruz. En azından başarıyı tetikleyen önemli bir unsur. Bir Fransız Ata sözünde derki; “Bir atı suya götürebilirsiniz ama, su içiremezsiniz.” Yani suya götürmek, su içmesi için yeterli neden değildir. Susamış olması gerekmektedir. Susamasını nasıl sağlarsınız? :)

Peki sizi neler motive eder ? Mini min oyunu için, hemen Volkan, Samed ve Eda Suner‘e top atmak istiyorum.

Domaine para vermiyim, bir blog sahibi olayım, üstelik be-da-va olsun, bununla da yatinemem, bir de para kazanayım diyorsanız, tam size göre böyle bir servis sağlayıcı var artık. Hem be-da-va, hem de para kazandıran e-sayfa.

     Pek çok ücretsiz blog servisi sunan sitelerin tersine az önce bahsettiğim gibi burada Adense reklamlarından para kazanma imkanı yakalayabiliyorsunuz. Elbette bu reklalardan hem siz, hem e-sayfa kazançlı çıkıyor ama, yinede ücret ödemeden yayınlayabileceğiniz bir günlüğünüz olacağını düşünürsek, %20 yapımcı firmanın kazanmasına bir diyeceğiniz olmaz sanırım :)

      Şu anda henüz beta aşamasın da olan e-sayfa ABE internet Bilişim Hizmetleri tarafından faliyete geçirilen bir platform olsa da, projeyi hayata geçiren isim, sevgili yakuter. Örnek bloga baktığımız zaman, temanın güzelliği ve wordPress alt yapısının kullanılarak tasarlandığını görebiliyoruz. En önemlisi ise; olmazsa olmaz eklentilerinde günlüğünüze uyumlu hale getirilmiş olsması. Elbette bu konuda yakuterin söylecek daha çok sözü vardır.

       Ne diyelim; hayırlı olsun, tebrikler. Bu arada, http://jerence.e-sayfa.com nasıl durur acaba :)