Kelime oyunlarının gölgesine saklanıp, içinde ki titrek haykırışı bastırmaya çalışırken; bir ben olabilmek, bir sende ki bana dokunabilmek, bir de içine çekebilmek Sonbahar’ı, büyülü doğayı. Bir ikindi vakti, hüznün sandalını batırmaya çalışmak ne güzel…
Geçmişi kirletmek var bu günde, üstüne yeni resimler eklemek sonra. “Bir varmış, bir yokmuş”la başlayan masalın kahramanı olmakta, kahramana türküler yakmakta… Sonra, parmaklarının ucunu yakmakta var sigaranın alevinde, dünyayı yakmakta. Sonbahar’a inat, güpe-gündüz içini ısıtmakta var düşünde, kaybolmakta var gözlerinde ki dehlizlerde…
Bilmem bu kaçıncı Sonbahar yalnızlığı, kaçıncı hüzün ikindisi? Her biri öncekine inat; daha bir geceye yakın, (more…)








