Arşiv‘ teknoloji ’

Bir süredir, cep telefonumu değiştirsem artık diye düşünüyorum. Bir hayli teknolojinin gerisinde kalmış bir telefon olduğunu söyleyebilirim, ama hala gözde rengim pembe tonu içerdiği için, emektar Motorola’mdan vaz geçmek baya zor geliyordu. Nihayet; değiştirme kararı aldım ve ilgimi çekebilecek bir cep telefonu var mı diye araştırmaya başladım.

Motorola öncesine kadar sürekli Nokia kullandığım için, ilk tercihim yine Nokia’dan yanaydı, Samsung SGH-U900 modelini görene kadar! (more…)

Her yıl bilişim ve teknoloji meraklısı biblerce insanın akınına uğrayan CeBIT Bilişim Eurasia Fuarı, 7-12 Ekim tarihleri arasında Beylikdüzü Tüyap’ta yerini almaya hazır. TurkNet’in hizmetlerini yakından tanımak isteyenler, 7. Salon 249 no’lu standı ziyaret edebilecekler. TürkNet, fuar süresince standlarına uğrayan herkese 6 ay bedava ADSL hizmeti vermeye hazırlanıyor.

6 ay bedava internetin yanı sıra, TurkNet standındaki deneme noktalarından “Ev ve İşten Ucuz Arama Hizmeti 1095”i ücretsiz olarak kullanma imkanı bulacaklar. Arayacakları numaradan önce 1095’i tuşlayarak şehirlerarası, uluslararası ve cep telefonu aramaları yapabilecek ve bu hizmeti ücretsiz olarak deneyebilecekler. (more…)

Google 10. Yıl dönümünde Dünya’yı değiştirecek iyilik fikri için 10 milyon Dolar ödül vermeye hazırlanıyor. Projede olabildiğince fazla insana yardım edebilme amacı taşınıyor.

Neden bu proje sorusuna Google’nin cevabı ilginç ; “yardımcı olmak, yardımcı olana da, olunana da yardımcı olmaktadır.” Gelişmiş teknoloji sayesinde daha fazla bilgiye anında ulaşabildiğimiz bu ortamda, daha fazla insana yardım olanağı sağlayacak ve Dünya’yı değiştirecek bir fikrin mutlaka ortaya çığacağı düşünülerek, projeye imza atılmış.  Bu sayede en çok yardımı sağlayacak kişininde kazanması düşünülmüş.

Projeye katılmak isteyenler en geç 20 Ekim’e kadar fikirlerini Google Projeye iletmek zorundalar. “Fikrim geldi” diyorsanız, Google Proje 10/100′e hemen fikrinizi iletin. Kim bilir belki Dünya’yı kurtaracak fikir sizindir!

7 Şubat 2008

Şu bluetooth denen teknoloji sayesinde; masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar ile cep telefonları, avuç içi bilgisayarlar, yazıcılar, dijital fotoğraf makinaları klavyeler ve hatta bir fare arasında kısa mesafeli kablosuz bağlantı sağlayabilirsiniz. Elbette sınırları zorlayan pek çok teknoloji aleti içinde kullanılabilir.

Henüz bluetooth hayatımızda yokken, bir gün kablosuz yaşamla tanışıp, kabloları kenara atacağımızı düşünmemiştik. Bu teknoloji harikasını hayatımıza sokanlara teşekkürler!
Şimdi oturup size bluetoothun nimetlerinden bahsedeceğimi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Hayatımızı kolaylaştırıyor o ayrı. Yine her zaman olduğu gibi benim derdim başka :) Şöyle ki :

Bluetooth, insan beyninde kullanılabilir mi ? diye bir merak içerisindeyim (!) Bazen konuşmak zannedilenden de zor oluyor malum. Tek kelime bile etmek içimizden gelmese bile; karşı tarafa ayıp olmasın diye, hele hele o anlarda özenle kelimeleri seçmek ve konuşmak zorunda kalırız. Benim buna itirazım var! Hani diyorum keşke insan beynine entegre olabilen bir alet icat edilse ve bluetooth aracılığı ile, kendimizi yormadan o an da karşı tarafa kelimeleri aktarabilsek(!)

Buradan bilim adamlarına sesleniyorum; lütfen bu konu hakkında biraz çalışsınlar ve mümkünse icat etsinler. Gerçekten ne diyeceğimi bilemediğim anlarda ya da demek istemediğim anlarda, illa ki bir cevap gerekiyorsa, iki, üç kelime demek isterdim; - bluetooth bağlantını aç! - sonrasında gelsin cevaplar (!) Tamam kabul ediyorum, biraz bilim- kurguvari oldu ama, düşünsenize sizcede bluetoothlu iletişim hoş olmaz mıydı?

Dün İstanbul da bir tekno market açıldı, ne kadar teknoloji manyağı olduğumuz ortaya çıktı. Media Markt. adını heralde Türkiye de dumayan kalmamıştır. Doğrusu adamlar reklam için milyarlar harcamış olsaydı heralde bu kadar ses getirmiş olmayacaklardı. Aslında yandaki resimde görüldüğü gibi oldukça çılgın reklam fikirleri var. 2005 Playboy kapağı Media Markt. kızlarıyla süslenmiş. Adamlar bu kadar çılgın olunca, ister istemez hitap ettikleri kesimde çıldırıyor :) Bunu da dün akşam televizyonlarda ve bu gün gazetelerde gördük.  Prensip olarak ses getirmekten hoşlanıyorlar anlaşılan ki, bunda başarısız oldukları söylenemez. “Nataşalar kadar çekici aletler” sloganı kimi etkilemez ki ? :)  ( Kadınları etkilemez )  Media Markt.’ın web sitesini incelerken birşey dikkatmi çekti; Hans ve Helg’anın ne kadarda içimize girmiş olduğunu gördüm ki, ordaki sloganda şöyle ; “İmkan olsa 25 Eylül’den sonra, sen de Hans ve Helg’a gibi ucuza alman mı ? ” Sanırım ” alam” dedi herkes ve adamlar da kapı, pencere, kepenk bırakmadılar. E aldılar nihayet. Sloganlar içinde en çok beğendiğim “Bu kadar zevksiz Almanlar nasıl bu kadar çok aleti alabiliyor?” oldu ki, doğru söze ne denir ? :)

Marketin açılışını beklemek için 6 bin kişi geceden kuyruğa girmiş. Bedava mal dağılıyor sandılar heralde (!) 600 Ytl’ye diz üstü bilgisayar diyince millet balıklama atladı ama, aslında sadece 20 bilgisayar değerinin altında satılmış, ne tuhaf :) Sadece duyduğumuza inanan bir toplum olduğumuz için; satılan tüm ürünlerin promosyonlu olduğuna inanarak, bir tane yetmez, iki olsun mantığıyla birini asıl fiyatına, diğerini promosyoonlu fiyata aldıklarını farkedemediler bile. Üstelik yetkililerin bu konuda uyarmasına rağmen. ( Duyan kim, kime diyorlarsa)

Ne diyelim; hayırlı uğurlu olsun, nihayet Nataşa’lar kendilerini yeniden anımsatma imkanı buldular :P