Değerlerin insanlar karşısında inandırıcılığını yitirdiği, insanların hayatta kılavuzsuz kaldığı bir zamanda; Acının, kederin, nefretin, kıskançlığın, yıkımın, hüsranın tek başına yaşadığımız bir durum olmadığını; felaketlerin, kötülüklerin tek kurbanı olmadığımızı, yaşanan her felakette; bize bir şeyler katan, olgunlaştıran ve güçlendiren yanlar bulunduğunu, hatta kendimizi yenilemek için karşımıza çıkan fırsatlar olduklarını kabullenmek, hayatı toz pembe yada kapkara olarak görmek değil, sadece hayat olarak görebilmektir
“Zen doğrudan insanın kalbine işaret eder. Kendi doğana bak ve uyanık ol” demektir. Sakin ve huzurlu bir anımızda verdiğimiz kararlarla, sinirli ve öfkeli olduğumuz zamanlarda verdiğimiz kararlar mutlaka birbirinden çok farklıdır: Sakinken her şeyi daha net görebilir, doğru kararlar verebiliriz, oysa öfkeli durumlarda olaylar kontrolümüz dışında gelişmeye başlar ve verdiğimiz kararlar tamamen yanlış neticelenir.
Öfkeyi kontrol edebilmek, olaylara sakinlikle yaklaşmak bazen düşündüğümüz kadar kolay olmayabiliyor.
Sakin ve mutlu olduğumuz anlarda nasıl her şeyi daha net görüp, konsantre olabiliyorsak, öfkeli anlarımızda da sakinleşmek adına konsantre olmayı deneyebiliriz. İtiraf etmeliyim ki; kendimle ilgili en kötü özelliğim bu yani, öfkeyi kontrol edememek. Normal bir zamanda asla yapmayacağım şeyleri, öfkemi kontrol edemediğim zamanlarda yapabiliyorum. Ardından gelen pişmanlık için çok geç olabiliyor.
Hayatın bütün alanlarında, bütün olaylara aynı sakinlik ve dinginlikle bakabilmek, “ütopya” resmi çizebilmek gibi bir şey! Oysa çok kolay ; “ Dünyada görmek istediğin değişimin, önce kendisi ol” demiş Gandhi. Çözüm kendi içimizde; kendi doğamıza bakabilmek, Zen’i keşfedebilmekten geçiyor . Ama Zen Benim!
Zen’i keşfedebilmek ise olayların çözümü ve Zen eğer ben isem; henüz kendimi keşfedememiş, kendi farkıma varamamışım demektir. Henüz yeteneklerinin tam olarak ne olduğunu bilmeyen, algılarına güvenmeyen ve mutsuz anlarında soğukkanlı davranamayan insanlar için zaman hep aynı saniyede durmaya devam eder. Oysa; mutlu anlarda zaman o kadar çabuk ilerler ki, zamanın durmasını dilersiniz. Demek ki bir konsantrasyon durumu söz konusu; her iki durumda da aynı şekilde konsantre olabilmek mutsuz anların çabucak bitmesini sağlayabilir.
Eğer kendinizi sıra dışı hissediyorsanız, rahatlamaya hazırsınız demektir. Sıradan insanlar gibi; aşağalık kompleksine ve kendinizi ispat çabasına ihtiyacınız olmadığına göre; özelsiniz ve her özel insan gibi; içiniz ve dışınız aynıdır.
“Neredeysen orada ol, fakat yeni bir yolun içerisinde ol.”
Sizler için bunlarıda karaladım
Bu yazı 101 kez okundu
Kategori: JerenCe, Sadece insan






İtiraz Alanı